Afran

Başarılı Savunma Mekanizması İşlevi
Psikanalizde, anksiyetenin giderilmesinde uygulanan başarılı savunma mekanizmalarından biri de şakalaşma mekanizmasıdır.Duyguları, hem kişinin kendini tedirgin etmeden hem de karşısındaki kişilerde olumsuz bir tepki oluşturmadan açığa çıkarma mantığı üzerine kurulu olan şakalaşma mekanizması, mizahın hoşgörü özelliği aracılığıyla,olumsuz etki yapabilecek olay veya davranışları gülmeyle olumluya çevirir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerilimi Azaltma İşlevi
Kahkaha, Darwin'in dediği gibi amaçsız mıdır yoksa duyguların dışa dönük bir göstergesi midir? Biriken gergin enerjinin patlayarak salınması şeklinde nitelendirilen kahkaha, aynı zamanda bastırılan korku, endişe, tedirginlik, kaygı; mutluluk, neşe, hoşa gitme; şaşkınlık gibi duyguların dışavurumudur. isteri krizindeki sağlıksız kahkahanın haricinde, bedenin ihtiyacı olmayan enerjinin serbest biçimde dışa vurumu olan kahkaha, negatif elektriğin birikip vücuda zarar vermesini de engeller. Bastırılmış duyguların, gülme aracılığıyla aniden salınması, enerji fazlasının boşaltılarak geri limin azaltılmasını sağlar. Bu rahatlama, keyifli olmanın da bir göstergesidir.
İnsanın nesneleşmesi
Gülmenin temelini oluşturan en önemli unsurlardan biri de insana nesne özelliği yüklenmesidir. İnsan bedeninin manken veya direk gibi hareketsiz durması, top gibi havaya atılması, herhangi bir nesneye vurmak için vücudun sopa gibi kullanılması, canlı bir varlık olan insana, ona ait olmayan cansız nitelikler yüklediği, asli unsurlarını kaybettirdiği, özne olan insan nesneleştiği için gülme eylemini ortaya çıkarır.
Mekanikleşmeye yol açan, gülmeyi oluşturan en önemli faktör, doğallığı yitirerek yapaylaşmadır. Dallarında yaprak yerine peçete asılı olan bir ağaç, yüzü makyajlı küçük bir çocuk, kollarıyla kulakları yer değiştirmiş bir insan, doğum yapmak isteyen bir erkek, bir genç kız gibi dans etmeye çalışan yaşlı bir kadın, bıyığı ve sakalı olan çocuk, bale yapmaya çalışan işçi, üniversitede ders veren profesör ciddiyetinde köy kahvesinde sohbet eden vatandaş, özlerinden gelen nitelikleri kaybedip farklı bir niteliğe ve kimliğe büründükleri için gülünçtürler.
Mekaniklik/Sıradanlık
Düşüncemiz hangi öğretiye dayalı olursa olsun hayal gücümüzün kendine özgü bir felsefesi; insan bedenini biçimlendiren, anlamlandıran ruhun da hoşgörülü bir algılaması vardır. Bu ruh, canlandırdığı bedene, kendi hafifliğinden bir şeyler katmaya çalışır. İncelik olarak tanımlanan, maddeye geçen bu maddesizliğe karşı madde direnir ve kendi hareketsizliğine benzeterek ruhu yozlaştırmak ister. Madde, ruhun inceliğini, farklılığını bozmayı 'başardığı' zaman, beden komik duruma düşer. Bergson'un ifadesiyle, insan bedeninin durumları, jestleri ve hareketleri bize basit bir makineyi anımsattığı ölçüde gülünçtür. Bu felsefenin kaynağı da, tek ve benzersiz olan Yaratıcı'ya benzeme; bir olma niteliğinden uzaklaştıkça sıradanlaşma ve mekanikleşmedir. Bu sebeple, insanoğlu doğuştan kendisinde var olanı; benzersiz olmayı, aklını kullanabilme, düşünebilme, bir adım sonrasını görebilme ve muhtemel olumsuzluklara karşı önlem alabilme niteliğini yitirdikçe, bu ayrıcalıkları koruyamadığı için toplum tarafından gülmeyle cezalandırılmakta ve sahip olması gereken sorumluluklar hatırlatılmaktadır.