mesela, doğumgünümün hatırlanmamasından hiç yakınmadım; bu konudaki sessizliğime şaşarlar, birazcık da hayranlık duyarlardı. fakat, ilgisizliğimin nedeni daha derinlerde saklıydı.
kendi kendime yakınabilmek için unutmayı dilerdim. çok iyi hatırladığım o şanlı tarihten birkaç gün önce pusuya yatar, yanılmalarını umduğum kimselerin belleklerini uyaracak en ufak küçük bir şey ağzımdan kaçırmamaya, bunu yapmamaya bakardım. (birgün, bir evde takvimde değişiklik yapmayı bile düşünmüş müydüm?) yalnızlığım iyice doğrulandığında, kendimi, erkekçe bir üzüntünün zevkli çekimine bırakabiliyordum