Işık hücreleri ışığın geldiği yöne doğru değil tam tersi istikamete doğru dizilmişlerdir. Kör noktadan teknik olarak herhangi bir görüntü alamamıza rağmen bunun farkına bile varmayız çünkü beyin eksik parçayı uydurup görüntüye yamama konusunda oldukça maharetlidir. Geriden öne doğru yer alan retinaya sahip iyi bir göz bir kez evrimleşmeye başladığında daha da yukarıya çıkmanın tek yolu, elde mevcut olan göz tasarımını iyileştirmektir. Tamamen farklı bir tasarıma değiştirmek yokuş aşağı inmeyi bunu yaparken de biraz değil,tamamen inmeyi içerir ve buna doğal seçilim izin vermez. Omurgalı retinası embriyodaki gelişim şekli yüzünden şu anda baktığı yöne doğru bakar ve bu durum kesinlikle antik atalara kadar geriye gider. Birçok omurgasızın gözü bizimkinden farklı şekillerde gelişir ve sonuç olarak onların retinaları doğru yöne bakar.
Gözümüze çok ışık girerse gözlerimiz kamaşır ve aynı şekilde fotoğraf filmine çok ışık düşerse resim beyaz çıkar. Dahası delik ne kadar küçükse odak derinliği o kadar iyidir. Gözbebeğinin şeklini yuvarlak olarak düşünürüz ama öyle olmak zorunda değildir. Her şekil işe yarardı. Koyunların ve sığırların uzun,yatay ve baklava dilimi şekilli gözbebekleri vardır. Ahtapotların ve bazı yılanların da öyle ama diğer yılanlarınki dikey bir aralıktır. Kedilerin gözbebekleri bir çemberden başlayarak dikey bir yarığa kadar çeşitlilik gösterir.
Denizanasının saydamlığı muhtemelen bir avantajdır çünkü düşmanlarının onu görmesini zorlaştırıyordur. Eğimli şekli de merceklerle hiç alakası olmayan yapısal bazı sebeplerden dolayı avantajdır.
Yüksek çözünürlüklü görüntü oluşturan gözler çok küçük hayvanlar için uygun değildir. Yüksek kaliteli gözler belli bir boyuttan büyük olmalıdırlar ve gözler ne kadar büyürlerse o kadar iyi olurlar. Büyük bir göz büyük ihtimalle küçük bir hayvanın üretemeyeceği kadar masraflı ve taşıyamayacağı kadar ağır ve iri olurdu. Bir salyangoz eğer insan gözlerinin görme gücüne sahip gözlere sahip olsaydı rakiplerine göre daha iyi görebilirdi, fakat daha büyük bir ağırlığı etrafta taşımanın faturasını da ödemek zorunda kalırlardı ve böylece hayatta kalma şansları düşerdi. Bu arada en büyük göz 37 cm çapındadır. Böyle bir gözü taşımayı kaldırabilen dev bir mürekkep balığıdır.