"İdam mahkumu biri, ölümünden bir saat önce, yüksek bir dağın tepesinde,
ancak iki ayağının sığabileceği kadar daracık bir yerde yaşaması gerekse; çevresindeyse uçurumlar, okyanuslar, sonsuz karanlıklar, fırtınalar ve sonsuz bir yalnızlık olsa, yine de o bir avuç yerde, ömrü boyunca, binlerce yıl, sonsuza dek yaşamayı, o anda ölmeye yeğleneceğini söylemiş. Yeter ki yaşasın! Yalnızca yaşasın!"
"Bu kadın gerçekte kendisi için düşünebileceğinden çok daha utangaç, hassas ve saftı. Evet, kitaplardan hayallerden oluşan, içe kapanık ve fantastik bir dünyası vardı ve güçlü, derin bir dünyaydı bu."
"Ya ölmezsem! Ya tekrar yaşamaya başlarsam! Upuzun bir hayat olursa önümde! Her dakikasıyla benim olan bir hayat!.. Her dakikasını yüzyıl yapardım, bir anını boşa harcamazdım, her dakikasını hesaplı kullanırdım, bir dakikasının bile değerini bilirdim!"
"Günaydın Milena. Sevinçliyim. Geceleri bana uğramayan uykunun yolunu öğrendim artık. Uykusuzluğa karşı koymak budalalık. Yeryüzünde en suçsuz nesne uyku. Oysa en suçlu varlık insan..."