Yuttuğumuz sorular nereye gidiyor? Bir yerlere dağılıyorlar mı yoksa içimizde, derinlere bir yerlere mi batıyorlar? Tuhaf davranış ve alışkanlar şeklinde vücut mu buluyorlar? Böylesi bir sessizlik, başkalarıyla derin ilişkiler kurmanın önüne geçmez mi? En çok korktuğum da bu
Mutlak bir özgürlüğe hiçbir zaman ulaşamayacağımı bilsem de bu yolda ilerlemeye devam ediyorum. Yolun sonu silinmiş. Yolun olmadığı bir yol yaratmaya çalışıyorum ama o engebeli zeminin üstünden ne kadar geçsem de bir yola dönüşmek bilmiyor. Parmaklarım taşlara çarpmaya devam ediyor.
Birlikte olmak, birbirini yanlış anlamak, birbiriyle paylaşmak, birbirinden uzaklaşmak… bunların hepsi anı yaşamamızda yardımcı olur. Dünyamız dediğimiz bu karanlıkta kendimizi teselli etme yolumuz bu mu acaba