Siddhartha’ya göre bilgelik aranarak bulunacak ya da anlatılarak öğretilecek bir şey değildi. Bütün hazları denemiş, yaşamış ve sonunda aranarak bir şeyin bulunamayacağını anlamış bir bilge adamdı.
Yaşamak tam da buydu. O anı, o şeyi, o hissi, o duyguyu, o varlığı yaşadı; işte o zaman aslında ömrü boyunca arayıp bulamadığı için de sebebini bilmediği boşluğun ne olduğunu, arayışın gözüne indirdiği perde kalktıktan sonra gördü. Aslında bir şeyi araması gerekmediğini anladı.
Biz aslında aklımızı devreye sokarak her şeye farklı anlamlar yüklüyoruz. Biraz daha düz bir pencereden baksak, doğamıza daha uygun yaşasak; her şeyi olduğu gibi görsek, anlam katmadan kabul edebilsek, varoluşunu sevebilsek, sanırım o zaman her şey anlamını bulacak.