Beynimdeki depremin yol ve kavşaklarında acı ve kederler, heyecanlar, sancılar, hüzünler ve mutluluklar vardı. Evet deprem, değişik duyguların, birbirine karışmış türlü duyguların depremi olmalıydı...
Karanlık gecenin yıldızları bize gülümsemelerine rağmen, insan onların ezgin, yürek yakıcı bir biçimde gurbetin stranını' söylediklerini düşünmeden edemiyordu.
Yaşanmış anların bazı duygu ve sezgilerini sonradan sözcüklerle canlandıramayız.
Öyle görünüyor ki insan yaşamalı ve yalnız kendine, evet yalnız kendine saklamalı.
Ne yazık ki sözcüklerin, cümlelerin gücü her şeyi yeniden yaratma noktasına ulaşabilmiş değil henüz.