Ahmet Engin

Ahmet Engin
@AhmetEngin
Kitaplarda kendimize rastladığımızı sandığımız yerlerin altını çizeriz. "Denginiz değilim efendim dengesizim."
Küçük umutlardan, büyük hayaller yaratma atolyesinde mutlak işçi.
Kitapçı Çırağı
29 Eylül
49 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Uzun bir yolun başında sarhoşlar topluluğu vardı. Elerinde bira şişeleriyle, kendilerini kaybeden, her önüne çıkana atarlanan, söven sarhoşlardı bunlar. Kimi hayata atarlanır, kimi ise hayatın içinde birikmiş kirli insanlara. Kimi son üç lirasının derdine düşmüş, Kimi ise bir lirayı bulma derdine düşmüş, para derdine düşen yerde yığılmış sarhoşlardı bunlar. İçlerinden biri, bir o yana bir bu yana savrulan kolarının hakimiyetini ele alarak, bacaklarıyla tutuşturup ayağa kalkarak, yanıp sönen gözleriyle etrafı sezdikten sonra, gökyüzünü seyre daldı... Sanırım bu oydu, uzaktan sesini duyduğum, hayatla bir şeyleri alıp veremeyen, hayata bağıran sarhoştu o. Birden durdum, ürken gözlerimin belirenmesini istemedim. Cebimde bir sigara paketi, bir de bir çakmağın varlığıyla huzurluydum. Sakin ve bir o kadar da rahat bir şekilde cebimdeki sigara paketini çıkardım, bir sigara yaktım. Her zaman yaptığım gibi ilk sigara soluğumun dumanını, başımı kaldırarak gökyüzüne üfledim. Benim için bir anlamı yoktu tabi ki de bu sigaranın ilk soluğunu gökyüzüne bırakmam, hoşuma giderdi sadece. Sigaramın kısa olmayan anısıyla, ayağa kalkan sarhoşu bir an unuttuğumu sanmıştım. Onun varlığının habercisi ise, donuk bir sesle bir şeyleri mırıldanmasıydı. Evet bu oydu, hayata bağıran, onunla boğuşmak istercesine dişlerini sıkan sarhoştu.(kim bilir belki de kendi düşüyle, hayatın yakasını tutup, bir şeyler mırıldanıyordu.) O donuk sesin bir anda kaybolması beni endişelendirdi açıkçası. Şimdi avazı çıktığı kadar bağırıyordu. -ey hayat! neden ben ? Bana bunları reva gördüğün için ne yaptım Sana ? Ben varya ben, bir ağaç bile kesmedim, bir çocuğun gözlerindeki yaşa sebep olmadım! İnsanları sömürmedim! İnsanların haklarını yemedim, malarına el koymadım. Tüm bunları sayıklayan, o hayatla bir şeyler
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Geçmişi hatırladığımda o yaşananların gerçek olup olmadıklarına inanmakta güçlük çekiyorum. Bu düşüncesiz ve kaba millettin yaşamında ne kadar çok ve acımasız gadarlıklar vardı. Dolayısıyla bunların çoğunun hafızamdaki izlerini bir türlü silemedim.
Puan vermedi·264 syf.·
2019 4. kitabı
Bulantı, Jean-Paul Sartre'ın 1938 yılında yayımlanan edebiyat alanındaki ilk yapıtıdır. Roman, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilir.  Kitap hakkındaki yorumuma geçmeden önce, düşündüğüm, sorguladığım beyimde vidalamış olduğum bir şeylere değinmek istiyorum. Bir kaçımızın yaptığı gibi varlığı sorgulamak. İnsanların içinde olmak, insanlara bakmak, nesnelere dokunmak, Tüm bu olanlara bir anlam verememek. Acaba bu insanın kendisinin niçin dünyaya geldiğinin bir fikri var mı ? Geleceği hakkında ki düşünceleri, Neden bu insanın on yıl sonranın planlarını yaptığı, bunlara kim anlam verebilir ki ? Acaba her şey varoluşun saçmalığı mı Bu gidişat nereye gidiyor ? Bilemedim tüm bunları... Kitaba gelmek istiyorum. Kitabı okuyan bir çoğu kişi kitabın çok ağır olduğunu belirtmiş. Lâkin ben böyle bir ağırlığa denk gelmedim. Sanırım bunların tek nedeni, kitabı okurken sorduğumuz bir kaç sorunun cevabını alıpta, anlamaya çalışmak, Kitabın içinde kaybolmak. Doğrudur kitap zaman zaman iter okuru, bir çoğumuz eminim bunu yaşamıştır. Lâkin bir daha eline aldın mı bırakma beni diyor. Kitabı okurken kendimi zaman zaman mutlu hissetmemiştim, zaman zaman olmadı bence ne yalan söyleyeyim. Kitabı okurken kendimi mutlu hissetmiyordum. Ama güzel bir yânı da vardı, mutlu değildim, lâkin acı çektiğimi hissetmiyordum. Güzel dedim, ah! ne kadar doğru olur bilmiyorum. (Sahi ya, mutluluk acıyı hissetmemek midir ? Bunu şimdi düşündüm, tuhaf bir yanına şahit oldum, bir o kadar da anlam taşıyan bir yana.) Kitabın başlarında insanları gözleme tutkusu var. Ki; bu benim de zaman zaman severek yaptığım bir şey. Ben burda yalnızlığa değmeyeceğim, bir tür sorgulama güdü demej istiyorum. Bütün varoluşçular gibi baş kahramanımız Antoine Roquentin'de oldukça yalnız bir başına
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma
Biliyorsun, birini sevmek, başlı başına bir girişim. Güç ister, yürek ister, körlük ister... Hele, ilk başta bir an var ki, uçurumdan atlaması gerekir insanın.
Sabahleyin işime gittiğim zaman, önümde, arkamda insanlar görüyorum; Onlarda işlerine gidiriyorlar. Cesaret etsem gülümserim onlara. Sosyalist olduğumu, bu insanları hayatıma amaç edindiğimi, ama onların bunu bilmediklerini düşünürüm. Bu benim için kutsal bir eğlencedir efendim.