AhmetSezer

AhmetSezer
@AhmetSezer
Kendi içimde kendi kendimi öldürdüğümün farkına vardım.
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan ne yaparsa yapsın evrenin kendisini aldatıyordur bunun tersini kimse iddia edemez.
Edebiyat
Denemeler
Bağlayıcılık Üzerine Hayat öncelikle hayatta bizi hayata ne bağlıyor bir iş mi bir hobi mi ne yani ne bağlıyor onu anlamak gerekir. İnsanı bir şey hayata bağlar ve bu böylece sürüp gider. İnsan bir şeyle kendini meşgul etmeye mecburdur bu böyledir. İsteyen bir iş bulur isteyen futbol oynar isteyen kitap okur isteyen bilgisayar oyunlarıyla meşgul olur, yani diyeceğim o ki insan bir şeylerle meşgul oluyor ve olmalı da. Hayat geçer gider önemli olan nasıl yaşadığındır ama size söylemeliyim ki nasıl yaşandığının da pek bir önemi yok bir şekilde yaşamaya çalışın işte ama zevk alın bir şeylerden. Zevk aldığınız şey ne ise ona odaklanın ama demiyorum ki ben de gidin uyuşturucu madde kullanın. Bu zevkler çok zararlı olmasın sizi mutlu etsin ama size de çok zararı dokunmasın. Ne gibi; Sigara ve Alkol bunlara örnektir. Kısaca, Mutlu olamıyorsanız bile hayattan zevk almaya bakın size zevk veren şeylere odaklanın, nasıl olsa mutluluk kendiliğinden gelecektir bir türlü.
Edebiyat
Denemeler
Anı Üzerine Anılar çok değerlidir bence. Her geçen saniyenin bir insanla paylaştığın vaktin kıymeti büyüktür. İnsan insana muhtaçtır, bu böyledir dostlar. Bir arkadaşınızla, eşinizle, çocuğunuzla veyahut anne ya da babanızla geçirdiğiniz anıların kıymeti o kadar büyüktür ki değeri hesaplanamaz derecededir. Size rahmetli anacağımla geçirdiğim anıları anlatmak isterdim ama seyrek seyrek hatırlıyorum o öldükten sonra ağır bunalıma girmiş hatta birkaç kez intihar girişiminde bulunmuştum. Daha sonra bir hastanenin psikiyatri servisinde 21 gün yattım. Servisten içeri girdiğimde telefonumu kimliğimi ve ayakkabı bağcıklarıma varasıya kadar elimden aldılar. İlk günler pek alışamadım teyzemi arıyorum beni içerden çıkartmaları için ağlar yarvar yakarıyordum ama nafile babam ve halalarım çıkmama asla izin vermiyorlardı. İçedeyken kulağım hep telefondaydı ailemden biri arayacak mı diye ilk zamanlar teyzem arıyordu ama ben o her aradığında ağlayıp yakardığım için artık o da bıkmış ve aramamaya başlamıştı. Neyse içerde ceren diye bir kızla tanıştım kendisiyle biraz sohbet ede ede yürüdük aslında çok da önemli şeyler hakkında konuşmuyorduk ama anlaşmıştık ve zamanla iyi bir arkadaş olmuştuk. Birbirimizle yediğimiz yemeği içtiğimiz içeceği paylaşıyorduk öyle yakın olmuştuk onunla. Zaman geçiyor vakit öldürmek için bir şeyler yapmaya çalışmaktan ziyade sürekli uyumak geliyordu içimden oda arkadaşım yapma dedi dışarı çık biraz hava al kendine gelirsin dedi sürekli uyuma diyerek öğütlemişti. Bende bir odada kitaplık görünce odadan içeri girip kitaplara bakmak istedim ve Victor Hugo'nun Sefiller kitabını görünce incelemek istedim kitabı aldım ve okumaya başladım derken kitabı ertesi gün bitirmiştim sanırım. Böylece zaman öldürmenin ve vakit geçirmenin yararlı ve anlamlı yolunu bulmuştum.
Edebiyat
Denemeler
Umut Üzerine Umut denilince içime bir karamsarlık çöküyor nedense. Umut bir işkence ve umut etmek de bu işkenceyi uzatmak gibi bir şey olduğunu düşünürüm ben. Tabii insan umutsuz olmamalı ama mutsuz olmak istemiyorsa da çok umutlu olmamalı sonuçta her şeyin aşırısı zarar olduğu gibi de umudun fazlası da zarar nihayetinde. Bilirim umut tükendi mi yaşama sevinci de bir o kadar tükenir sökülür gider içinden ama zamanla alışırsın umudunun yokluğuna da her insan gibi. Bana soracak olursanız umutlu olunmalı mı diye elbette onaylarım bunu ama karamsar bir tavırla karşılarım ben umudu her ne kadar iyimser olmak gerekse de böyledir benim tavrım umuda karşı. Umudu yok saymayın, kabul edin.
Edebiyat