İNGİLİZ CÂSÛSUNUN İ'TİRÂFLARI VE İNGİLİZLERİN İSLAM DÜŞMANLIĞI – M. SIDDIK GÜMÜŞ
* Son üç asırda, Türk ve İslâm âlemi, nerede bir ihânete uğramışsa, bunun altında mutlaka İngiltere vardır.
* Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime, Titrerim mücrim gibi, baktıkca istikbâlime.
* Hâşâ zulüm etmez hiç, kullarına Hüdâsı! Herkesin çekdiği, kendi işinin cezâsı!
* Biz İngilizler, refâh ve saadet içinde yaşamamız için, bütün dünyâ devletlerinde ve müstemlekelerimizde fitne ve tefrikalar çıkarmak zorundayız. Osmânlı Devletini de ancak böyle fitnelerle yıkabiliriz. Böyle olmazsa, sayıca az bir millet, sayısı çok olan bir millete nasıl hükmedebilir? ...
* İslâmiyete uymağı suç, ibâdet yapmağı gericilik hâline getirmeliyiz.
* İslamiyete uyana gerici denir. Çıplak gezmek, içki, şehvet moda olur.
* ... İngilizler, kendi yetişdirdikleri adamları Osmanlı devletinde önemli makamlara getirmişlerdi. Bu devlet adamları, ismi Osmanlı, fikri ve zikri İngiliz idiler.
* İnsâna sadâkat yakışır, görse de ikrâh, Doğruların yardımcısıdır, hazreti Allah!
* İslâm şu'urlanmağı ve bilgi edinmeği emr ediyor. Kur'ânda, ( Yeryüzünde dolaşın ) deniliyor.
* İngilizler, ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, hakîkî müsliman olan Ehl-i sünneti yok edemiyecekler, kendileri yok olacaklardır. Çünki, Allahü teâlâ, İsrâ sûresinin 81. ci âyetinde, bozuk yolda olanların da zuhûr edeceklerini, fekat hak yolda olanların karşısında, bunların mağlûb olarak, yok olacaklarını müjdelemekdedir.
* Böyle neşeli günler, bir saat geçtiği gibi halde, elemli günler sana asırlar gibi geliyor.
* Biz batıdan almamız gereken şeyin teknoloji olduğunu, kültürün ise, millî olması gerektiğini görememişiz.
* İngilizlere göre, müslimânlara zulm ve hâkaret etmek, millî bir vazîfedir. Yirmi binden fazla müslümân esîrin 1919 da, Mısrın