Ahmet gür

Ahmet gür

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
6 günde okudu
·
2025 11. kitabı
Osho
8/10 · 110 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dost ile tanışma
Bizler huzurlu sokakların çocuklarıydık. Komşu teyzemizin merdivenlerinde oturur, kahkahalar atar, koşar, oyunlarla vakit geçirirdik. Kışa hazırlık günlerinde annelerimizin açtığı yufkaların kokusu mahalleye yayılır, gözlemeler pişerken biz de kapı arkasında sabırsızlıkla payımıza düşecek lokmayı beklerdik. Sonrasında fındıkçı dedeyi gözlerdik; bahçesinden eve her dönüşünde, elleriyle topladığı taze fındıkları bizlere uzatırdı. İmkânlarımız sınırlıydı belki ama gönlümüz sınırsızdı. Çocukluğumuz neşeli, renkliydi. Mahallemizde hep gülen, şen kahkahalar atan büyüklerimiz vardı. Derken zaman yürümeye başladı. Biz yaş aldıkça, mahallemizin gülüşleri azaldı. Belki de biz, çocuk masumiyetindeki bakışlarımızı yitirdik. Hatırladığım ilk cenazem bir yaz günüydü. Babamın ofisinde onun ufak tefek işlerini yapıyordum. Mahalleden arkadaşlar koşarak gelip annemin beni eve çağırdığını söylediler. Koşarak vardığımda, evimizin yanındaki komşumuz, çocukluğumuzun sinirli ama bir o kadar da unutulmaz yüzü, beyaz saçlı Kemalettin Dede’nin ölüm haberini aldım. Neşe içinde oyun oynadığımız o merdivenlere bu kez sessizce oturdum ve babamın gelişini bekledim. Cenaze arabası evin önüne yanaştığında, o evden yükselen feryatları hâlâ kulaklarımda duyarım. Sonrasında nice cenazeye katıldım. İnsan büyüdükçe, ölümle daha sık karşılaşıyor. Çok tabuta omuz verdim, çok mezara toprak attım. Cenaze evlerinde, acının gölgesinde yemek telaşına düşen kalabalıkları gördüm; toplumumuzun en çürümüş adetlerinden biri belki de budur: Acının yaşandığı bir evde, sofranın derdine düşmek… Yıllar geçtikçe ölümle daha yakın oldum. Birinde, hiç ağlamadığım kadar ağladım. Çocukluğumun huzurunu toprağa verdim o gün; sevgili babaannemi… Hatırladığım tek şey, omzuma dokunan ellerdi. İnsanların söylediklerini duymadım,
Hayata Dair
Birisine "seni seviyorum" dersin ve onu daha fazla söyledikçe, daha fazla tekrar etmen gerekir. Sanki ardında bir şüphe var gibidir. Eğer gerçekten seviyorsan, bunu söyleme-ne gerek yoktur çünkü kelimeler önemsizdir. Tüm varlığın, gözlerin aşkını gösterecektir. Bunu söylemene, sürekli tekrarlamana gerek olmayacaktır. Sen, diğerini ve aynı zamanda kendini ikna etmek için tekrarlarsın çünkü derinde kıskançlık, sahip olma isteği, nefret, hükmetme dürtüsü, derin bir politik güç saklıdır
Sayfa 69·Kitabı okudu

Ahmet gür

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
20 günde okudu
·
2025 10. kitabı
Osho
8/10 · 56 okunma
Asil bir bir yaşam tarzıdır. Bana göre o, hakiki olan yegâne dindir. Çünkü şayet sen kendi ışığına göre yaşarsan pek çok kez yanlış yöne sapabilirsin ve pek çok kez başarısız olabilirsin fakat her başarısızlık, her yanlış yol seni daha bilge, daha zeki, daha anlayışlı, daha insan kılacaktır. Hata yapmak dışında bir öğrenme yolu yoktur. Sadece aynı hatayı yeniden yapma. Senin kendi bilincin dışında bir Tanrı yoktur. Seninle Tanrı arasında arabuluculuk yapacak hiçbir papaya ya da Ayetullah Humeyni'ye ya da herhangi bir shankaracharya'ya ihtiyaç yoktur. Bunlar dünyadaki en büyük suçlulardır çünkü onlar senin çaresizliğini sömürüyorlar.