Ahmet korkmaz

Ahmet korkmaz
@Ahmet_Zz
..ey gecede unutulmuşluğumun suçluları ey yanlışlığımın yanlış yargılayıcıları suçum: nefreti öksüz bırakmak savunmam: sevgimi yüceltmek içindir… Arkadaş Zekai
Reklam
• HOLİ HOLA •
İnsan, gelmiş ve gidecek olandır !
Berduşun Ayak izleri..
..Şehir benden anlama dair çok şey alsa da, beni anlamaya teşvik ettiği birçok hal ile gözlerim önünde yalancı ve güzel bir kartpostal halini koruyor. Düşüncelerimin girdabına gark olmuş divane dolanırken; az ötede Boğaz’ın serin sularının aşındırdığı, yüzyıllık bir başkaldırının timsali olan, akşamında Anahit’in hoş sohbetine bir şişe şarap ile eşlik etmek için teriyle iz bırakan Ermeni bir duvarcının ördüğü, şimdilerde 'yol yalısı' denen asırlık bir şahidin derz çatlağından filiz vermiş ancak henüz meyve vermemiş bir incir ağacının dibine tünemiş bir salyangoz umudu ve sabrıyla ivme katediyorum..
Şizofreni Titreyişler 1
..Yeni yasalar yazacağım güneşten kavimler doğuracak dünya ve Rabbin merhameti kuşatacak teslimiyetle yaşayan o ruhları,onlar ki günesten duvarlar omuzladilar, terlediler,yoruldular, kalabalik ve soğuk insan yığınlarlarından geçip gittiler, varolmanın rahmine, toprağa verildiler, mutlak realiteye.. ve kuşatıldılar var edildikleri toprak tarafınfan hiç yokmuşlar gibi ve artık yoklar, ezelden var idiler bir avuç toprağın duyusu ardında, şimdiyse artık onları tanıyan son kişi ölünceye dek yaşıyacaklar şu sarhoş dünyanın islenecek dünlerinde ..
Berduşun Ayak izleri..
Hayıflanırken ayaklarım yanlız yorgunluğuna bi âmâ gördüm, düşünceli bakışlarla denizin ufkunda kaybolmuş, ışığın ahengiyle sarhoş, Ve asası dokundu denizin dinginliğine, bir musa yanlızlığında sonra ıslanan asasının ucundan ıslatıp ellerini tuzlu suyun tadına baktı öylece, bakmanın hakkı ancak böyle verilebilirdi kirlenmişliğimizle var, olmak istediklerimizle bilimum pay ettiğimiz efektli dünyalarımızın aksine devrimci bir eda ile .. Sonra çaylarr diye seslenen işportocunun sesi duyulunca ufuktan, seslendi 2 şekerli bir çay ısmarladı kendine ve sol cebinden çıkardığı tabakasından cıgarasını yaktı ufka daldı yeniden, bir kaç saniye geçmişti cıgaradan derince bir nefes aldı, içinden geçenleri gördüklerini göremediklerini tümüyle bu bir nefes duman ile görülmeyenin şerefine üfledi, Uzaktan duyulur duyulmaz müziğin ritmi ile ruhunu denizin duruluğuna teslim edermişcesine dingin bir eda ile son kez baktı denize, kalktı kurdu asasını ve yere vura vura kayboldu ufukta, buna bir ben şahit birde haydarpaşa.. öylece yeniden bir ağustos esisintisi ile irkildim, sığındığım hiç bir kanadın altında yanlızlığımdan öte bir sığınak bulamıyorken içimde yarım kalmış bir konuşmanın hüznü ile ötenise tünediğim bir âmâ ve bize şahit haydar paşaya Bir cigara da ben yaktım, öyküsüne iman ettiğim yolun ızdırabı ile ayaklarıma inen kara sulara ..
Reklam