Bindim atın sırtına daldım ormana.
Kattım dağı, vadiyi toza dumana.
Direndim, acımasız geçen zamana.
Gündüzde gecede seni aradım.
Çöller uçsuz bucaksız, yine de geçtim.
Eşkiyaya savaş verdim, korkular saçtım.
Ummanlara dönüşüp menzilden taştım.
Kelime de hece de seni aradım.
Bulmanın umuduyla hayaller kurdum.
Diyarlardan diyarlara ulak uçurdum.
Umutsuzluk bilmedim,ayakta durdum.
Bulmacada bilmecede seni aradım.
Ahmet
Bindim atın sırtına daldım ormana.
Kattım dağı, vadiyi toza dumana.
Direndim, acımasız geçen zamana.
Gündüzde gecede seni aradım.
Çöller uçsuz bucaksız, yine de geçtim.
Eşkiyaya savaş verdim, korkular saçtım.
Ummanlara dönüşüp menzilden taştım.
Kelime de hece de seni aradım.
Bulmanın umuduyla hayaller kurdum.
Diyarlardan diyarlara ulak uçurdum.
Umutsuzluk bilmedim,ayakta durdum.
Bulmacada bilmecede seni aradım.
Ahmet
Yıldızlar gökyüzünde,yeryüzünde ben varım.
Bu karanlık balkonda çayımı yudumlarım.
Dalarım hayallere, Aya resim çizerim.
Binerim süpürgeme,köşe bucak gezerim.
Baykuşlardan rol çalar, tünerim direklere
Sonra bir şarkı söyler, girerim yüreklere.
Bozarım ahengini kötülüğün, nefretin.
Damla damla düşerim üzerine hasretin.
Kafdağına uğrarım, rüzgarlarla yarışıp,
Keloğlanla laflarım masallara karışıp.
Sonra derin uykudan hayata uyanırım.
Aynadaki suretim biraz üzgün sanırım.
Ahmet
Yıllar oldu gözlerinde görmedim bakış.
Aynı göğün altında neydi bu sürgün.
Bir bilsen yokluğunu, nasıl bir yakış.
Bir bilsen çektiğimi her saat her gün.
Belki de sevmedin benim gibi sen.
Benim gibi sevmeyi keşke bir bilsen.
O vakit anlardın düştüğüm halden.
Yaşlarımda görürdün hasreti, silsen.
Sigara dumanına resimler çizdim.
Taşıdığım canımdan inan ki bezdim.
Seni böyle kim sevdi, kim düştü derde?
Vicdansız tavrına kızdıkça kızdım.
Ahmet