Ahmed Efe

Ahmed Efe
@Ahmetefe22
1898 yılındaki bu ziyaret Kayzer’in ikinci ziyaretiydi. Alman protokol heyeti Kayser II. Wilhelm’in İstanbul ziyaretinde Kayser’in Sultan Abdülhamid ile baş başa kalmaması için çok uğraşıyor. Ancak Sultan Abdülhamid bir yolunu bulup Kayzer’i Yıldız Sarayı’ndaki Şale köşküne götürüyor. Orada Alman ve Türk basınında Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu hakkında gazetelerde çıkan haber kupürlerini gösteriyor. Abdülhamid Kayzer’e şunları söylüyor: “Haşmetmeap bu haberlere göre Almanya’yı zât-ı âliniz değil Bismarc yönetiyor.”
Yediveren·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Alman imparatoru Giyom (Kayser II. Wilhelm) iki kere Osmanlı devletine ziyaret yapmak istediğini iletti. Sultan Abdülhamid şu cevabı verdi: “Eğer iade-i ziyaret talebi yoksa gelebilir”
Yediveren·Kitabı okudu
Tarih
François Georgeon, “Bir Sultanın Ölümü, Bir İmparatorluğun Ölümü” diyerek 27 Nisan 1909’u sadece Sultanın devrilmesini değil, Osmanlı hanedanının zayıflamasındaki son aşamayı da temsil ettiğini söyler. Aslında Michel de Grece’nin de söylediği gibi harredanın sonu, Sultan Abdülhamid'in Osmanlı İmparatorluğu'nun son gerçek padişahı olduğunu gösterecektir. Bir anlamda gerçekten Sultan Abdülhamid "son sultan"dır
Yediveren·Kitabı okudu
Tarih
Batı İstanbul'dan hiçbir zaman vazgeçmedi. 1958 senesinde Münih'te Bizantinistler konrgresinde ileride Papa olacak olan Variola Kardinali Ayasofya'nın kubbesi üzerinde Hıristiyanlığın yıldızı parlayacak' sözünü söylediğinde. Bütün o tarafsız ve saygın! bilim adamları ve Rumlar ayağa kalkarak dakikalarca alkışladılar. Bilim yapıyoruz diyen insanlardaki bu hissiyat dini taassubun sadece halk nazarında değil, aydınlar arasında da hala ne kadar etkin olduğunu göstermektedir.
Yediveren·Kitabı okudu
Tarih
OSMANLI DEVLETİ‘NİN TARİHİ MİSYONUNA BAKILDIĞINDA ONUN BİR “DİN DEVLETİ” OLMAK YERİNE “İNSAN DEVLETİ” OLMAYI TERCİH ETTİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR.
Yediveren·Kitabı okudu
Tarih
Reklam