Eğer dine (İslam) hayatımızın her şeyi diye bakmıyorsak, onu kendisiyle amel edeceğimiz bir hükümler bütünü olarak görmüyorsak, dini bir zihin fantezisi olarak kabul ediyoruz demektir.
İnsanlar bu gün konuşulanı işitiyor, fakat söz onları harekete geçirmeye yetmiyor. Onun aklını başına getirmek için yakasından tutup sarsmak da işe yaramayabilir. Ondan yapması beklenen şey neyse, onu 'ben yapmalıyım' diye öne çıkmak gerekiyor.
Namazı kılan da, kılınmasına müsaade eden de aynı zihniyet çerçevesinde düşünmeye şartlanmıştır. En katı olanlar bile, namaz kılma hadisesine, son kertede zararsız bir itikat ve ibadet gözüyle bakmaktadır. Çünkü İslâm onların gözünde, artık varlığıyla yokluğu birbirine denk bir ölü kültür müessesesidir.