Ölmeyi ve şehitliği çok iyi birşey zannedenler önce kendileri denesin. Memur olmak kolay.üniforma kolay ama .önemli olan çalışırken takdir görmeyip üzülmek ve işsiz bir sözleşmeli haline getirmek. Insanlar çok konuşur.biraz kahramanlık ve acıklı hikaye ve sızılanmak. Bunlar kimsenin inanmadığı ama hepimizin çok sevip aşık olduğu yalanlar. Aslınsa boşa kürek çekiyoruz. Yada çalışırsak kendimize. Ölmek iyi olsaydı ortadoğu cennet olurdu. Ama hergün korkunçlu ve survivor coğrafyası. Sahi peki sence ne? Bu yaşanılan? Acıların mazoşizmi mi?
Ölmek. Ramiz dayının dediği gibi bir ihtimâl daha var. O da ölmek mi dersin? . O şarkı bu senin yazdığın gereksiz yazıya bin takar. Yani anlayacağın ölmek kimsesizleşmek ve ruhen ve bedenen zihinsel ve gerilim içinde stres ile yaşıyor. Aslında kısa bir zaman diliminde ufacık pencereden dünyaya bakmaktır. Yaşamak. Yoksa bu nice ölmektir. Madem yaşatıyorsun niye öldürüyorun.madem öldürüyorsun niye yaşatıyorsun? Bu bir imtihan değil midir? Hayatı karma bir kürenin içinde bir kurba larvalarının küçük göletinde de yaşayabilirsin. Bir okyanusun içindeki kum tanesi olarak.fakat en güzel form olan însân formunda yaşıyoruz. Mesela sen bunun en güzel örneğisin değil mi?
Ben bunları yazıyorum ama okuyup değer veren yok. İşte bu da benim ölüm hissiyatım demek.
İnsanlar var üstlerinde kıyafet yok.insan görünür.insanlar var boya sürer.süslenir.nedense hep cinsellik olarak algılanır. Sen haklısın konuşmak yasak olmalı.fakat fikirler belirli bir edebiyat ve edebî hukuka saygı göstermeli.
"İktidar hırsıyla hareket edenler, hem kendilerine hem de kurumlarına zarar verirler;öte yandan, bu hırsını yenmiş kişilerin hizmet verdiği kurumlar ise gelişir, güçlenir ve yükselir."