"İşte o an emin oldum:Biz büyük, güçlü bir halkız. Ne kırılırız, ne geri adım atarız. İçimizde kaynağını bilmediğimiz bir ruh dolaşıyor sanki. Bizi en kıymetlimizi feda etmeye hazır kılıyor, canla kanla direnişe koşmaya... Ve annemin sesi hala kulağımda yankılanıyor:"Ver bana silahımı ey kapıda bekleyen... Ver bana silahımı. Hiçbir zaman huzur bulamam ey kalbimin sevdası... Hiçbir zaman dinlenemem... Ta ki silahımı alıp celladımı öldürene, kanımla ve ateşimle zaferi yazana dek... Ver bana silahımı... Ver bana silahımı ey kapıda bekleyen! "
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Meryem ilk çocuğunu doğurdu;bir kız. İbrahim ona " İsra" adını verdi. Bu ismin nedenini sorduğumda şöyle dedi. "Bu isim, her baktığımda bana İsra ve Miraç topraklarına, Mescid-i Aksa'ya olan sorumluluğumu hatırlatsın diye. Çocuklar genelde insanların cihaddan geri durmasına sebep olur ama İsra adı benim tam tersime itici bir güç olsun. "
"Kısa sürede kamp bir " Direniş akademisi"ne dönüştü:Bir çadırda Filistin davası tarihi dersleri, diğerinde güvenlik bilimleri ve sorgu teknikleri, bir başkasında cihat ve şehitlik fıkhı, okuma-yazma kursları ve Arapça hat sanatı eğitimleri veriliyordu. Gençler okuma yazma bilmeden gelip, altı aylık idari gözaltı süresinde çeşitli alanlarda eğitim alarak ayrılıyordu. "
"Ama görünen o ki kaderimiz sadece tek bir aşka izin veriyor:Bu toprağın, kutsal mekânlarının, portakal bahçelerinin aşkı. Görünen o ki, bu toprak, sevgililerin başka güzellere duyduğu aşkla kendisi arasında bir rekabete tahammül edemiyor."