Kadir ÖRNEK

Kadir ÖRNEK
@Ahsenulkitap
Kimseden daha iyi olmadığını anlayacak kadar mütevazi;herkesten farklı olduğunu kavrayacak kadar bilge...
En Sevdiğim Yıl Sonu Z Raporu
Aslında gerçek okunan 84 kitap... Geçmiş yıllarda okuduğum 95 kitabı da dijital kitaplığımda olması için eklediğimde oluşan sayı 179.Geçen yılbaşında hedefi 50 kitap olan biri olarak 84 kitap okumak hedefimin çokça üstünde olmasının yanı sıra hedefe ulaşma açısından %168'lik bir başarı oranı demek ki bu da bence güzel bir oran... Rabbim gelecek yılımızı geçmiş yıllarımızdan bereketli etsin inşAllah... 🤲🙏🧿
2025 Okuma Raporları
Reklam
PEYAMİ SAFA-OKUYUCU OLMA SANATI
Bir kitap okuduğu zaman müellifin hayallerini ve fikirlerini takip ettiğine emin olmayan okuyucu pek azdır. İşte büyük bir aldanış: Okuyucunun müellifi ait olduğunu sandığı şeylerin çoğu, hakikatte kendi fikirleri ve hayalleridir. Bir hikâye okuyorsunuz. İlk cümle şu: “Yağmurlu bir Nisan akşamıydı.” Müellifin bu akşamı tasvir etmek için kullanacağı vasıflar ne olursa olsun, sizin tahayyül edeceğiniz şey, unsurlarını kendi hayatınızın parça parça tecrübelerden alarak yine kendinizin tasarladığınız bir sahne olacaktır. Hayalinizde ya kendi hatıralarınız arasından muayyen bir tanesi yahut da ayrı ayrı intibalarınızdan mürekkep bir manzara canlanacak. Başka türlü olmasına imkân var mıdır? Çünkü başkalarının tecrübelerini ancak nefsimizi gözetleyerek anlayabiliriz. Dahası var. Müellif “Yağmurlu bir Nisan akşamıydı” dedikten sonra, biz onun ikinci cümlesine geçinceye kadar, böyle bir akşama ait diğer hatıralarımız da şuurumuzun eşiğine gelip dayanabilir ve aydınlığa çıkmak ister. Mesela yağmurlu bir Nisan akşamında başımızdan geçen bir vak’anın hatırası da şuurumuzun kapısını çalar. Hikâyenin ikinci cümlesi, belki bu hatıranın canlanmasına mani olur; fakat onun bir müddet kapıda beklemesine ve şuura çıkmak için fırsat kollamasına mani olmaz. Her insanın hatırası başkadır. “Yağmurlu bir Nisan akşamıydı” gibi çok basit bir cümlenin bile her okuyucuda uyandıracağı ıttılalar, intibalar, hatıralar ve fikir tedaileri de başka başka olur. Biz bir yazıyı okurken yalnız onu değil, kendi kendimizi de okuyoruz. Bunun için değil midir ki, tecrübeleri, fikirleri ve hayalleri bizimkine uyan veyahut da, hiç olmazsa biraz yaklaşan muharrirlerin yazılarını severiz. Bunlar o muharrirden ziyade kendimizi aydınlatarak bize göstermeye yarayan, gözümüzü kendisine aksettiren ayna gibi
Düşünce
ŞEHİRLERİN DİLİ VAR MIDIR YÜREĞİM?
Şehirlerin dili varmıdır yüreğim? Şehirlerinde yüreği var mıdır? Onlar da ağlar mı acaba? Hayal et ki öyle olsun. Mesala dile gelsin El Aksa. Ah bir anlatsa neler gördüğünü... Âh be yüreğim dayanır mıydın acaba? Dinler miydin sonuna kadar? Hisseder miydin Aksa'nın sinesindeki acıyı? Silebilir miydin gözyaşlarını? Gülmeyi unutmuş ve tebessüme hasret kalmış şehirler var yüreğim. Dört mevsim hazan yaşayan şehirler var! Misal; Doğu Türkistan, Suriye ve nihayetinde asırlarca yüzü gülmeyen bir yetim Gazze...! Benim aklım hâlâ o kundaktaki bebeklerin bomba sesi ile uyanmasında... Ve çok uzak bir şehirde, Gözünden yaş düşse bir çocuğun, Feryâdı göğe değse, Göğü deler, sesler yanar, dil tutuşur...! Çıkar boynundan at o ipi çocuk. Salıncaklar mı yok sana? Kalk hadi soğuk betondan! Yatacak başka yer mi yok sana? En sevdiklerini verdin ölüme de, Ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim. Kırılan bir düğüm gibi orta yerinden Kırıldığını ömrün.
Şiir
Henry David Thoreau
"Ne çok insan, hayatının bir çağını bir kitap okuması sayesinde bulmuştur. "
#2024okumaraporum
“ Yeni bir şey öğrenmeden geçirdiğim bir günde, benim için güneşin doğmasında bir hayır yoktur.” demiş Hz. Ali... Yeni yıla girerken dileğim Rabbimin kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden hayırlı ve bereketli kılması olsun🤲😊
2024 Okuma Raporları
Reklam