"Kelimeler çay gibiydi, kalpte demini almazsa kokusu da tadı da iyi olmazdı. Her kelimenin kokusu vardı. Kokusunu Ehl-i kelam alırdı. İnsan da öyle değil miydi? O da demlenirdi de demini almışlara İnsan-ı kamil denirdi. Her insanda amelin kokusu vardı. Onun için tüm güzel kokuların sahibi Peygamberimizdi.Esma adedince kokardı. Elini tutan dostları "Attar dükkanı gibi kokuyor, " derlerdi. Kalbinin kokusunu almak ne mümkündü. Her güzel koku Onun ruhunun kokusuydu.Bunun için cennet buram buram Muhammedi(asm) kokacaktı. Her nefes alışta o hissedilecekti."
"Yazmak alışkanlıktı. Yazının da bereketi vardı. Söylenince bereketi kaçardı. Yazı hazine gibiydi. Yazarda uzun seneler sırlanırdı da sırlanmamış kelimelerin sırrı olmazdı. "