Şu sıralar kafa dağıtmalık bir kitaba ihtiyacım vardı. Bu kitabı görünce aha dedim, hem kapağı hem ismi ben öyle bir kitabım diyor.
Kitaba başladım, böyle *lönk* diye bir giriş yaptık. Kitap adeta klişelerin kitabı. Şu ana kadar okuduğum romantik kitaplardaki klişeler bu kitapta bir araya gelmiş diyebilirim: korumacı CEO erkek, asistan kız, dedesinden kalan mirası alabilmek için şart koşulan evlenme meselesi falan filan. Her şeye okeyim, zaten kitaptan beni havalara uçurmasını beklemiyordum ama kitap resmen hayal kırıklığı oldu benim için.
Hikaye ana karakterler Dane ve Vienna üzerinden ilerlemesine rağmen hiç bağ kuramadım. Kitaba başladığımda ki Dane ve bitirdiğimdeki Dane arasında hiçbir fark yoktu. Hiç mi karakter gelişimi olmaz? Hödük hâlâ hödük. Kitabın sonuna gelmişiz, kız hâlâ diyor ki "İzin verirsen sana bir şey soracağım, cevaplamak zorunda değilsin, rahatsız olma." Zart zurt. Aralarındaki ilişki bir gram mı ilerlemez? Kitap uzun olmasına rağmen bazı olaylar o kadar hızlı oldu ki. Akıcılığına lafım yok ama çoğu şey ışık hızında geçti.
Ve bir sahne vardı: RESMEN T@Cİ£ Gün boyunca aralarında bir elektriklenme oluyor ama sahte evlilik olduğu için ayrı odalarda kalıyorlar. Vienna bir kalkıyor, Dane yatağın başına oturmuş onu izliyor. Bir anda soyunmaya falan başlıyor. Kusacaktım. Tabii kız dünden razı olduğu için romantik bir sahne olarak okuyoruz ama asla öyle bir sahne değildi. Kız resmen "Çok içmişsin, pişman olacaksın, duralım," demesine rağmen pislik adam devam ediyor.
Bir sürü karakter vardı ama hepsi boş beleş. Kitap gerçekten aktı gitti ama olmamış be. Yazar son söze 10-15 çocuk sığdırmış. Zaten epi topu 7-8 karakter vardı, hepsinin çocuğu olmuş. Ne oluyor dedim, orası da bir garip olmuş. Bence 500 sayfaya değmez, boşverin.