Büşra

Sandım ki çoktum, bir oldum. Eğriydim, doğruldum. Yitikdim bulundum.
Reklam
Senin hayatının benim kağıdıma düşen yazısı bu.
Ateş içinde yanan, yeni bir alevin harını hissetmezdi elbet.
Üstelik otuz yıl geçmiş aradan, aradığım hala yerinde duruyor mudur? " Geleceğim" demedim. Bekliyor mudur?
Niyetin neticeye hiç uymadığı o vakitten sonra, kıyısında kurulduğu körfezin durgun suyuna her baktığında kendisinden birşey eksildiğini fark etmişti. Ama onu asıl yıkan, çehresinden eksilen değil her defasında ona katılan şeyi görmesi olmuştu. Gözlerinde katlana katlana çoğalan ihanetin, ahde vefasızlığın ve iyiliğe kemliğin derin ve karanlık izi.
Reklam