İşte Aydınlanma hareketinin sonunda insan, her an patlamaya hazır, içi hava dolu bir sabun köpüğü olarak nitelendirilir. Yani bir hiç. Oysa hatırlarsınız Hz. Mevlânâ o "hiç"i şöyle tanımlar:
A güzelim yoldaşım, sen alelâde tek bir adam değilsin ki. Sen bir âlemsin, sen bir derin denizsin. O senin muazzam varlığın yok mu, O belki dokuz yüz kattır.
O, dibi, kıyısı bulunmayan bir denizdir, yüzlerce âlem, o denize dalar gark olur gider.