Aigerim Yıldız

Örnek olarak “terk edilmişlik” duygusunu ele alalım: Bundan kastettiğim yalnız hisseden yetişkinin yatış yaşamındaki herhangi bir boşluğu aşabilmek için haplar içmesi, uyuşturucu kullanması, sinemalara abablara koşturması, gereksiz telefonlar etmesi değildir. Kastettiğim, bütün bu kendini oyalama olanaklarından yoksun olan küçük çocuğun, sözel olmayan ya da sözel mesajlarının-çocuk ne kadar çabalasa da-ana/babaya ulaşmaması durumunda kapıldığı temel duygudur… Çocuğun mesajlarının alınmaması çok kötü bir ana/babası olmasından dolayı değildir. Bunun nedeni ana/babanın çocuktan gelecek “belli, kendileri için gerekli” bir yankıya bağımlı olmaları, bunun dışındaki mesajları alacak durumda olmamaları; kendilerinin de derinlerde hala “çocuk kalmış” ve kayıtsız şartsız kendini kullandırmaya hazır, verici bir varlığın arayisi içinde olmalarıdır.
Sayfa 20·Kitabı okudu
Reklam
Böyle kişiler “belli duyguları kendinden uzak tutmayı” daha küçükken bir sanat haline getirmişlerdir.
Sayfa 19·Kitabı okudu