İlqar Məhərrəmov

“Rûhulkudüs kalbime şu bilgiyi getirdi: Hiçbir kimse rızkını tüketmeden ölmeyecektir. Şu halde Allah’tan korkunuz ve rızkınızı güzel, meşrû yollardan talep ediniz. Rızkın gecikmesi sizi Allah’ın emirlerini çiğneyerek onu elde etmeye itmesin. Çünkü Allah’ın katında bulunanlar ancak O’na itaatle elde edilebilir" (Heysemî, Mecma‘u’z-zevâ’id, II, 71,72).
Reklam

İlqar Məhərrəmov

, bir kitabı okumaya başladı
Kolektif
9.5/10 · 546 okunma
"Nefsime tembihledim; “Şu cihan mülkünü Kaf’tan Kaf’a tuttun, bütün cihan malını bir zar ile üttün tut. Süleyman tahtına oturup, cinlere ve devlere hükmettin, Firavun’un ve Nuşirevan’ın zenginliklerine sahip oldun tut. Üstüne bir de Karun’un hazinelerini ekledin, ağızda çiğnenmiş bir lokma olan şu dünyayı dahi yuttun tut. Ömür bir ok, zaman bir yay, bir el o yayı germiş, sen o yayı attın tut. Aldığın her nefes, keseden akmakta olan bir kum tanesi, kese ortalanmış ve sen kumu tükettin tut.”
“Yunus’um! Bilirim, ırak yoldan geldiğini düşünürsün. Oysa ıraktan ırak yollar vardır. Yürünecek çok ırak yollar. Biz onu yakın etmek için en uzak yoldan geldik. Düşün bir, hepimiz oradan, ta mülki bekadanız. Şimdi şu fani cihanda oyalanıp kaldık.”
"Bilmedim... Dünya nedir, dünyalık nedir, bilmedim. Pazar nerededir, alan kimdir, satan kim, bilmedim. Dönen ile duranı, yürüyen ile oturanı bilmedim. Kim olduğumu unutma raddelerine geldim, kendimi dahi bilmedim."