“İnsan onu olduğu gibi kabullenen bir “yer”e ait hissediyor kendisini ; düşünce ve duygularından utanç duymadığı , kınanmadan buyur edildiği , emniyet hissi veren yere ..”
.. Sonuçta cennet dedikleri bir kaç köşk bir kaç huri idi.Saray yerine içindeki sultanı istemek gerektiğine o vakit karar verdim. Saray dediğin , gönül sultanının bulunduğu yer değilde neydiki?
“Her bilenden ziyade bilen bulunur.Bunu tecrübeyle öğrendim.Her şeyi bildiğimi zannettiğim zamanlarda artık geride kaldı… O günden sonra bildiğimi unuttum, unutarak yeniden bildim.Bilgi ile hikmetin , malumat ile irfanın ayrımına vardım ve geri kalan hayatımı asla bilgiçlik taslayarak yaşamadım ..”