Bektaş

Bektaş
bektasakblue
İstanbul
8 Nisan 1999
78 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Dunning-Krueger Sendromu
Dunning-Krueger sendromu, niteliksiz kişilerin bu durumlarını görüp anlama aczi içinde olmaları halinde niteliklerini abartma eğilimine girmeleriyle ortaya çıkan bir sonuçtur. Dunning ve Kreuger, Cornell Üniversitesi öğrencilerine uyguladıkları testten şu sonuçlara varmışlardır: Niteliksiz insanlar, ne ölçüde niteliksiz olduklarının farkında değillerdir. Niteliksiz insanlar, sahip oldukları düşük dereceli nitelikleri abartma eğilimindedirler. Niteliksiz insanlar, nitelikli insanların niteliklerini göremez ya da görmezden gelirler. Niteliksiz insanların nitelikleri eğitimle artırılırsa, bu kişiler durumlarının farkına varmaya başlarlar. Bu çalışmalarıyla Dunning ve Krueger 2000 yılında Ig Nobel ödülünü aldılar. Ig Nobel ödülü; Nobel ödüllerini alaya almayı amaçlayan ve her yıl bir bilimsel mizah dergisi tarafından Harvard Üniveritesi'nde düzenlenen törenle " ilk anda insanları gülümsetecek ama sonra onları düşündürecek" on başarılı çalışmaya veriliyor.
Sayfa 149 - Remzikitabevi·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Vergi Yapısındaki Bozukluğun Çözümü
Vergi yapısının bozukluğu ifadesiyle dolaylı ve dolaysız vergiler arasındaki dengesizliği kastediyoruz. Türkiye'de vergilerin ağırlığı dolaylı vergiler üzerinde bulunuyor. Son yıllarda toplanan vergi gelirlerinin dağılımına baktığımızda toplanan her 100 TL tutarındaki verginin yaklaşık 65 TL'sinin dolaylı vergilerden (KDV,ÖTV gibi) ve 35 TL'sinin de dolaysız vergilerden (gelir vergisi, kurumlar vergisi) oluştuğunu görüyoruz. Dolaylı vergiler herhangi bir ayrım yapmadan herkesi aynı oranda vergilediği için adaletsiz, dolaysız vergiler ise herkesten elde ettiği gelirle orantılı bir şekilde alındığı için adil vergiler olarak kabul edilir. Dünyada genel olarak dolaylı ve dolaysız vergilerin dağılımı yarı yarıyadır (gelişmiş ekonomilerde dolaysız vergilerin toplama oranı, dolaylı vergilerden fazladır). Bu durumda Türkiye'deki vergi sisteminin adaletsizliği özendirici yapısal bir bozukluk taşıdığını ifade etmemiz yanlış olmayacaktır. Bu yapısal sorunun kamu maliyesine yük yaratmadan çözümü büyük ölçüde kayıt dışılığın giderilmesiyle sağlanabilir.
Sayfa 113 - Remzikitabevi·Kitabı okudu
Kapitalizmin Çelişkili Dünyası
Sanayi kapitalizminin yarattığı en büyük çelişki refah artışı sağlarken çevre koşullarının bozulmasına yol açması olarak karşımıza çıkıyor. Son elli yılda kapitalist sistemin ekonomilerde ciddi büyüme sağladığını ama bu büyümeyi çevreyi tahrip ederek gerçekleştirdiğini görüyoruz. Bugün Çin, Hindistan, Bangladeş gibi kalabalık nüfuslu ülkelerde yaşayan insanların büyük çoğunluğunun ortalama refahın altında yaşadığını, zaman geçtikçe bu insanların refahında artış olacağını ve dolayısıyla çevreyi zedeleyecek malları daha çok tüketeceklerini düşünürsek bu çelişkinin giderek büyüyeceğini tahmin edebiliriz. Bugün refahı artıran gelişmeler aynı zamanda ileride refah kaybına yol açacak olan gelişmeler gibi duruyor. Kapitalizmin en önemli çelişkilerinden birisi de buradan doğuyor. ... Buradaki kritik soru şudur: "Giderek artan bir refahı geleceğin refah azalışıyla sağlayarak devam etmek doğru bir karar mıdır ?" Kapitalizmin önemli çelişkilerinden birisi de budur.
Sayfa 103 - Remzikitabevi·Kitabı okudu
Sanayi Devriminin 4 Aşaması
Tarih boyunca dört büyük endüstriyel devrim yaşanmıştır: İlk devrim su ve buhar gücünün daha verimli kullanılmasını sağlayan mekanik tezgâhların bulunmasıyla ortaya çıktı. Buna kısaca sanayi devrimi deniyor. İkincisi Henry Ford'un üretim bandını tasarlaması, elektriğin seri üretimde kullanılmaya başlanması ve ardından üretim hattının geliştirilmesiyle ortaya çıktı. Buna Fordizm deniyor. Üçüncüsü 1970'lerde üretimde mekanik ve elektronik teknolojilerin yerini dijital teknolojiye bırakmasına sebep olan programlanabilir makinelerin kullanılmaya başlanmasıyla ortaya çıktı. Buna dijital devrim deniyor. Günümüz bu endüstri devriminin içinde bulunuyor. Dördüncüsü yeni bir devrimi başlatacağı öne sürülen endüstriyel bir strateji planıdır. Buna da Endüstri 4.0 deniyor.
Sayfa 102 - Remzikitabevi·Kitabı okudu
Türkiye Ekonomisinin Yapısal Sorunları
Türkiye'nin pek çok alanda yapısal sorunu var. Bunları üç başlık altında ele alabiliriz: (1) Siyasal alandaki sorunların en önemlileri şunlardır:Demokrasinin güçlendirilememesi, insan haklarının yeterli düzeye çıkarılamaması, çoğunluk-azınlık ilişkilerinin azınlık haklarını koruyacak biçimde oluşturulamaması, yasama-yürütme-yargı ilişkilerinin birbirinden ayrı bir düzende kurulamaması, düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün yerleştirilememesi. (2) Sosyal alandaki sorunların en önemlileri şöyle sıralanabilir: Eğitimin sorgulayıcı, analitik ve bilimsel temele oturtulamaması, sosyal yaşamda kadın erkek eşitliğinin tam olarak sağlanamaması, hoşgörü eksiklerinin giderilememesi. (3) Ekonomi alanındaki sorunların en önemlileri şunlardır: Enflasyon direncinin çözülememesi, büyümenin potansiyel büyüme düzeyinde sürdürelememesi, cari açık ile bütçe açığı arasında yaşanan gel-gitlerin giderilememesi, vergi yapısının bozukluğu, işsizlik oranının yüksekliği, cari açığa neden olan ithalatın ikame edilememesi ve tasarrufların düşüklüğü.
Sayfa 99 - Remzikitabevi·Kitabı okudu