Kitabın henüz ön sözündeydim ki yazarın tespitleri, kitabı yazma amaçları kitaba dair pozitif düşünceler hissetmeme vesile oldu, daha en başından. Mahfi Eğilmez bu kitabın temelde iki amaç taşıdığını söylüyor. İlki bizlere ekonomideki temel kavramları öğretmek ve ekonomi hakkında az-çok fikir sahibi olabilmemizi sağlamak. Buradan anlıyoruz ki kitap, ekonomiye giriş yapmak isteyen bir insanın başvuracağı türden bir kitap. İkinci amacı ise ekonomi vb. sınavlara hazırlananlara yardımcı olmak. Tabi kitap okuyanlara "temel" kazandırma amaçlı olduğu için uzmanlık vs. sınavlarına hazırlananlar için pek de yararlanacakları bir kitap sayılmaz. Kitabın gidişatından bahsedeyim biraz da. Kitap içerisinde birçok bölüme ayrılıyor. Her bölüm de kendi içerisinde alt başlıklar ihtiva ediyor. Örneğin bölüm bir: Ekonomi ya da İktisat ; alt başlık: Ekonomi. Ekonomi alt başlığı altında bilgi verme işlemi bittikten sonra bir sonraki alt başlığa geçiliyor ve bu süreç o bölüm bitene kadar devam ediyor. Diğer bölümlerde de aynı süreç söz konusu. Bu yüzden kitapta herhangi bir sürükleyicilikten bahsedilemez. Baştan aşağı didaktik bir kitap. Ki bu durum kitabı bitirme konusunda beni epey zorladı. Naçizane tavsiyem benim gibi kitap okuma alışkanlığı kazanmaya çalışanlar ve çabuk sıkılacaklar kitabı baştan sona bir roman gibi okumak yerine sözlük niyetine kullansınlar. Evet yanlış duymadınız "sözlük" dedim. Zira kitap yapısı gereğiyle buna çok uygun. Yukarıda alt başlıklardan bahsetmiştim ya heh işte yazar bizler için kitapta bahsettiği kavram ve kurumları alfabetik sıraya koymuş. Kitap bu yönüyle de ekonomi adına başucu yapılmalık bir kitap. Kitabı bitireli çok olmadı lakin kitaptaki bilgilerin yüzde yetmişini belki de daha fazlasını unutmuşumdur. Çünkü dediğim gibi kitap baştan sona bilgi
Büyüme kalkınma ve gelişme çoğu kez birbiriyle karıştırılır. Oysa ekonomide her biri ayrı anlama geliyor
Büyüme: Bir ekonominin gayrisafi yurtiçi hasılasının 1 yıldan ötekine reel olarak yani enflasyondan arındırılmış olarak artmasıdır Kalkınma: Bir ekonomide eğitimin kalitesinin artması, gelir dağılımını düzelmesi, temiz suya erişimin yaygınlaşması, altyapının geliştirilmesi gibi eylemler sonucunda toplumun refahının artmasıdır.
Gelişme: Kalkınmasını büyük ölçüde tamamlamış bir ekonominin inovasyonlarla, buluşlarla, sanayileşmeyle daha fazla teknolojiye dayalı ürünler üreterek toplumsal refahın artırmasıdır.
Her üç durumun ortak özelliği toplumsal refah artmasıdır.
Yap işlet devret modeli bir kamu altyapı yatırımının finansmanı özel kesim şirketleri tarafından karşılanarak yapılması belirlenen süreyle işletilmesi ve süre sonunda bu altyapı tesisinin kamu kesimine bedelsiz devredilmesi modelidir.
Modelin önemli özelliklerinden birisi de işletme süresince üretilen malların ya da verilen hizmetlerin projede öngörülen miktardaki satış miktarına ulaşmaması halinde aradaki miktar farkının hazine tarafından ödenmesinin garanti edilmesidir. Modelim bir ileri aşamasında özel kesim şirketlerinin proje için yapacağı borçlanmanın da Hazine tarafından garanti edilmesi devreye girebilmektedir. Son yıllarda Türkiye'de yaygın biçimde uygulanan bir modeldir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yabancı şirketlerle yapılmış olan çeşitli imtiyaz sözleşmeleri bu modelle büyük benzerlik göstermektedir İstanbul'da Tramvay, Tünel İşletmeleri, Elektrik, Gaz İdaresi, Haydarpaşa Liman İşletmesi ve İzmir'de Liman İşletmesi, Göztepe Tramvay İşletmesi, Vagon Li İşletmesi yabancı şirketlere yatırım karşılığı verilen işletme imtiyazlarıdır.