Bazı anlar vardır, uzun yıllar geçmesine rağmen günü gelince, ince ve tiz bir sızı eşliğinde gecikmiş pişmanlıklar, yüzünüze yediğiniz sert bir yumruk misali anımsatır.
Bütün bu düşüncelere dalmış ve uzanmış halde tavana bakıyordum o uykusuz gece. içimden neler geçmiyordu ki? haykırmak istiyordum duvarlara çarpar da sesim bütün evrene yayılırdı belki.
Hayal kırıklığı ile geçen bir ömrü yalnızlıkla dolu günlere ve gecelere rağmen bir umut beklenmişti. çok beklenmişti. bembeyaz sayfaları doldurmak insanın kendi elindeydi sıfır kilometre Yarınlar demekti bu.
Hiç uyanmak istemediğin sabahlar, sona ermesini hiç istemeyeceğin eğlenceli akşamlar, masmavi günler ve bitmek bilmeyen zifiri karanlıklar da geçip gidiyor. biz de bir gün çekip gideceğiz. Kimileri yalnız, Kimileri aşk ve sevgiyle, Kimileri muhabbet ve dostluklarla, Kimimiz de geriye bıraktığımız güzel anılarla bu dünyadan geçip gideceğiz.