Bayan Gillard, daha otuz yaşına varmamış olmasına karşın, yaşayacağını yaşamıştı. Dışarıdan bakan için, gösterdiği yaş gerçek yaşına uyuyordu, ama aynı zamanda bunun iki katı, üç katı, yüz katı gibiydi de, yani bir genç kız mumyası gibi; içindense çoktan ölmüştü.
Sütanne durakladı. Bebeklerin nasıl koktuğunu elbet biliyordu, çok iyi biliyordu, şimdiye kadar düzinelerce bebek beslemiş, bakmış, sallamış, öpmüştü... geceleyin yattıkları yeri burnuyla bulabilirdi, şimdi bile açık seçik burnunda duyuyordu süt bebeği kokusunu. Ama bu kokuyu sözcüklerle tanımladığı o güne değin hiç olmamıştı.