“Aydın olmak, ütülü efendi kıyafetleri giymek yahut modaya uygun şapka takmak değildir. Aydın olmak, toplumun beyni olmak demektir. Toplum, sizi iyi bir eğitim gördükten sonra yüksek bir maaş alıp, akşamları gazinolarda takılarak kâğıt veya domino oynayın diye yetiştirmemiştir. Böyle davranırsanız siz aydın değil, aydınların yüz karası olursunuz. Sizin göreviniz halkın zekâsını, iradesini, enerji ve vicdanını uyandırmaktır. Milletin düşüncesini uyandırmalı, halka, köylülere, işçilere, toplumun alt tabakalarına nasıl daha iyi yaşayabileceklerini ve iyi bir düzeni nasıl oluşturacaklarını öğretmelisiniz."