Birtakım şeyler kırılır , bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu şekilleniş.
Hayat, ne istediğini bilen ama aynı zamanda istediklerini elde etmelerini neyin imkansız kıldığının da farkında olan insanlar için ziyadesiyle zordur. Hayat, ne istediğini bilen ama bunlara asla kavuşamayacağını henüz fark etmemişler için de zor, ama nispeten daha az zordur. En az zorlananlar ise ne istediklerini bilmeyenlerdir.
Mutluluk, derdim ben de Fabienne’e, insanın her gününü, dört gözle yarını, gelecek ayı, gelecek yılı beklemeden ve her gününü dün olmasına engel olmaya çalışarak durdurmaya uğraşmadan geçirmesidir.
“Görünüşteki dinginliğin, dünyevi asudeliğin, ten dediğim şeyin ne zaman parçalanacağını, ağız dediğim şeyin kendisini çevreleyen eti ne zaman yitireceğini, göz dediklerimin bir bıçağın kara sessizliğine ne zaman rastlayacağını bilmemenin küçük ve ışıltılı mutlululuğunun maskesi,”