İrem Açıkgöz

Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
Hayat amacını sorgulamış ve bu noktada kendince bir fikir sahibi olmuş veya olmamış çok kişi vardır. Bu sorgulamaların neticesinde alınamayan cevaplar da vardır. Şöyle ki hayat amacını bulmuş insan bunu yerine getirdiği takdirde yaşamanın bir anlamı da kalmamış demektir. O yüzden belki de hiç yerine getirelemeyecek planlar yapılır, sözler verilir , bir şeylere başlanır ve yarım kalır. Ama hep yenileri eklenir. Ama ya hayatın amacını biliyor ve o sonucu görmek için mücadele veren bir insan bunu gerçekleştirdiği takdirde sonrasında ne olurdu?    Yaşamın umutsuzluğuna dayanamayan insanların son anları için alışveriş yaptıkları bir yer burası "İntihar dükkanı ". " Hayatta başarılı olamadınız mı? Bize gelin, ölümünüzü başaracaksınız." Bir ailenin işlettiği bu intihar dükkanı , müşterilerinin son arzularını yerine getirmek ve son yolculuklarına uğurlamak için; zehirler, ipler, jiletler ve daha nice ilginç ölüm yolları sunan bir yer. Aklıma ilk şu soru geliyor ? Böyle umutsuz ve intihar etmenin meşru olduğu bir çağda yaşarken bu aile neden yaşamlarını devam ettiriyor ? Cevabı da kitapta yer alıyor; nesilden nesle geçen bir aile şirketi olması. Aile üyelerinden biri olan Alan; hayata iyimser bakan evin en küçük çocuğu. Bu yüzden aileye büyük zorluklar yaşatıyor:  Şarkılar söylüyor, şakalar yapıyor, müşterileri güldürüyor, onları intihardan vazgeçiriyor, insanlara umut veriyor. "Onunla olmak bir kemanın ezgisinde yaşamak gibi hissettiriyor ." Sonra her şey değişiyor. -SPOILER- Aile üyeleri ve dükkanın işleyişi tam tersine dönüyor ve hayata Alan gibi iyimser ve umutla bakabiliyorlar. Alan ölümle burun buruna gelmişken aile üyeleri tarafından kurtarılmaya çalışılıyor ama sonra "Elini bırakıyor birden!" Kitabın son cümlesi ve sorgulamaların başlangıcı. İntihar dükkanında satışı
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·57 syf.··
2023 15. kitabı
Franz Kafka'nın aile içinde bir baba/oğul ilişkisini psikolojik olarak tahlilini içeren bu mektup niteliğindeki kitabı okurken günümüzdeki babaların/babalarımızın benzer davranışlarına sahip olduğunu görüyoruz. Babası tarafından hoş görülmeyen, sürekli eleştirilen, hakarete maruz kalan, yaptığı herhangi bir şeyi beğenmeyen tam olarak mükemmeliyetçi bir baba olup bir o kadar da tutarsız, çelişkili ve mükemmel olamayan babası karşısında hayatını nasıl yaşayabileceğini bilemeyen ve aynı zamanda suçluluk,yetersizlik duygularıyla, utangaçlığıyla, korkularıyla başa çıkmaya çalıştığını görüyoruz.
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254,1bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 9. kitabı
Fazlasıyla ders çıkarabilecek bir başucu kitabı olduğunu düşünüyorum. Kısa kısa hikayeler ile anlatılmak istenenler vurgulanmış ve kendine pay çıkarma konusunda tamamen okuyucuya bırakılmış bir kitaptı. Kendim için her zaman pollyanna olmadığımı, iyimser olmanın karşılaşacağımız zorluklar karşısında yeterli olmayacağını ve hep hayata realist bakmak gerektiğini bu şekilde hayatın getirdiği zor anlarını sırtlanmanın daha kolay olduğunu düşünürdüm. Bu kitaptan sonra sanırım bakış açımı değiştirebildigimi söyleyebilirim. En son ne zaman hayal kurdugumu bilmiyorum ama artık bu kitaptan sonra yazılı olarak hem hayallerim hem de belirlediğim hedeflerim var. Evet hayallerinizin gerçekleşmesi beklenmeyebilir ama en azından hedefleriniz için kendiniz adınıza yapabileceğiniz şeylerin varlığını bilmek iyi hissettirir. Olumlu düşünceyi yaşadığım büyük başarısızlıklardan sonra (tabi artık böyle düşünmüyorum )hayatımdan çıkarmıştım. Şimdi tekrardan bunu hayatıma dahil etmeye çalışacağım. Avcumuzdaki kelebeğe iyi bakıp bakmamak yine bizim elimizde .
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2023 5. kitabı
Günümüzden 3000 yıl öncesine uzanan bu destanı okumakta biraz önyargılıydım ama hiçte beklediğim gibi olmadı. Keyifle okuduğumu söyleyebilirim. Bence herkesin okuması gerektigini düşünüyorum.
Gılgamış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20237bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
Hiçbir inanç duymadan bir maddeye, bir mite, bir kimseye bağlı olmadan yalnızlığa ne kadarımız göğüs gerebiliriz? Bu yalnızlığı bile isteye seçmeyi hangimiz ne için göze alır? Buna dayanma gücünü gösterebilecek cesarete sahip olsak hakikati mi buluruz? Sıradan ve sığ düşünen insanların cesaret edemediğini söyleyen nietzsche ne kadarına katlanabildi? Bir sürü sağlık sorununa ve yalnızlığın verdiği kedere, güvensizliğe rağmen sıcak bir dostluğun özleminden, başarılı bir akademik kariyerinden, sevdiği kadının dokunuşundan mahrum kalarak ve bunu kendi seçimi olduğunu dile getirerek yaptı. Ümitsizdi ama bir misyonu vardı. Düşüncelerinin gebe olduğu kitaplar yazacaktı.Üstelik yaşadığı yüzyılda anlaşılamayacağını bildiği halde. Kadınlara olan sert yaklaşımı ise çocukken cinsel dürtülerinin baskılandığı ve hiçbir kadınla ilişki içinde olamayacağını düşünmeye zorlandığı ve yıllarca hiçbir kadın tarafından sevilemeyeceğine olan inancından sonra bir kadına aşık olup en yakın arkadaşı tarafından  ihanete uğramış olmasından kaynaklı. Ki bir de şehvete boyun eğmenin güçsüzlük olduğunu ve kendisinin yardım isteyemeyecek kadar gururlu olduğunu düşünürsek bu konudaki düşüncesi normal. "Şehvet, topuklarımızı kemiren bir orospudur! Ve bu orospudan bir parça et esirgendiğinde bir parça ruh için yalvarmayı çok iyi becerir." Tanrıtanımazlığı da aynı güç imgesinden gelmesi gibi. Tanrıya başvurmak onu zayıf hissettireceği için. " Beni öldürmeyen şey güçlendirir, hastalığım benim için nimettir." Güçlü duruşunu sergileyebilmek için fazla acıya göğüs germesi gerekir. Büyümenin yolu da çekilen acılardan geçer. Özgür olmasını sağlayacak şeyin hiçbir maddesel veya kutsal şeylere bağlı kalmamaya gösterdiği güçten geliyordu.Hakikati görmek için sürü yaşantısından, rahatlıktan ve gündelik insanların
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma