Doktorlar, bol bol içki ve para verdikleri gençleri, Thecla'ya tecavüz etmeleri konusunda ikna edip, azizenin yaşadığı mağaraya göndermişlerdir. Thecla, gelenlerin niyetini -mucizevi biçimde- anlamasına karşın soğukkanlılıkla karşılayıp ne istediklerini sormuş, öğrenince de bu kötü niyetli gençlere emellerine asla ulaşamayacaklarını söyleyip dualar ederek yine mucizevi biçimde mağara içinde açılan bir yarıktan geçerek gözden kaybolmuştur.
Onuncu mucizenin kahramanı Seleucia ad Calycadnum Piskoposu Symposius, Ariusçuların güçlü olduğu dönemde onların taraftarı olarak kentin piskoposudur. Ancak, anlaşıldığına göre Symposius, Ariusçu görüşlerini bir tarafa bırakarak 381 yılında Ortodoks olur.
Üçüncü mucize, tanrılara ve tanrıçalara karşı Thecla'nın mücadelelerini tasvir eden dörtlü grubun en kısa olanıdır. Buna göre Azize Thecla, aşk ve güzellik tanrıçası ''Mükemmel Venus''u (Aphrodite) aralarında hiçbir konuşma olmadan silkeleyip Seleucia ad Calycadnum kentinden kovar. Burada yazar, Venus'u Hıristiyan genç kızlara asla örnek olamayacak, ''ahlaksız ve şehvet düşkünü'' kötü bir genç kıza benzetmektedir.