Haçlılar döneminde popüler hale gelen eserlerde belirgin bir Müslüman ve Türk imajının inşa edildiğini görüyoruz.Şarlman ve diğer Bizans imparatorlarının sekizinci yüzyıldan itibaren Müslümanlara karşı savaştığı bilinmekteydi.Roland’ın Şarkısı ve benzeri eserlerde Müslüman Araplar barbar, vahşi, despotik, şehvet düşkünü, irrasyonel, yobaz, tutucu, Tanrı düşmanı vb. olarak tasvir edilmişlerdi.Haçlı seferleriyle beraber bu resme Türk imajı da eklenir.Zira Selahaddin Eyyûbî’den önce Haçlılara karşı duran ilk Müslüman topluluk Türklerdi.Papa II. Urban’ın çağrısı üzerine plansız ve kontrolsüz bir şekilde yola çıkan ve Pierre l’Ermite’in kumandasında İstanbul’da bir araya gelen ilk Haçlı grubu, İznik civarında Selçuklu Türklerine saldırmış ve I. Kılıçarslan tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmıştı.Haçlı orduları, Filistin’e gitmek için Anadolu topraklarını kullanmak zorundaydılar ve Anadolu Selçukluları’yla sık sık karşı karşıya geldiler.Suriye ve Musul atabeyleri olarak da bilinen Türk Zengîler Devleti Sultanı İmâdeddin Zengî ve oğlu Nûreddin Mahmud Zengî, Haçlı ordularının amansız düşmanlarıydılar ve şöhretleri Avrupa’nın içlerine kadar yayılmıştı.Selahaddin Eyyûbî’den sonra Memlük Sultanı Baybars, Haçlıların ilerlemesini büyük oranda durdurmuştu. Son Haçlıları 1291 yılında Akka’dan süren komutan da Türk Memlük Devleti Sultanı el-Eşref Halil’di.Haçlılar ile Türk ve diğer Müslüman komutanlar arasında iki asırdan fazla süren askerî mücadele, Avrupa’da Türk imajının şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır.Osmanlıların Balkanlar’a ve Avrupa’ya ayak basmasından bir buçuk asır önce Avrupa’nın “korkunç Türk” imajı zaten inşa edilmişti.Müslüman ile Türk kimliklerinin özdeş görülmesi de bu döneme geri gider.Zira Hristiyan Avrupa’nın gözünde Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Tatar