Enesokur

Enesokur
@Enesokur
İnsan okudukça cahil olduğunu anlamalı. (Kendim için edindiğim notlar)
İstanbul
1278 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
@Enesokur·
·
sabitlendi
Bu bensin yabancı bir ülkede ihtiyarlıyor gibiyim kendi bedenimin içinde geride bıraktıklarımla hiç yapamadıklarım keskinleşerek değişir hatırladıkça yeniden ve ödeşe ödeşe bir gün kendinizi yabancı hissettiğiniz bir ülkede aniden fark edersiniz artık gidecek yeri olmayan bedende kaybolmuş bir hayatı bilirsiniz en büyük unutkanlıktır şimdiki zaman ne yeterince tanıdık ne yeterince yabancı dolaşan bir dil gibi birinden diğerine dolaşan
Duygu ve Düşünce
Hâmân kelimesinin analizi
Hâmân’ın Tevrat’ta Pers kralının vezirliğini yapan ve Yahudilere karşı kötü niyetler besleyen bir figür olduğu anlatısından hareketle onun Mısır ve firavunla ilişkisi olmadığı iddiasının yine Hz.
Din
Yahudi kutsal metin yorumcuları Kur’an’daki Hâmân ve ondan yapması istenilen kule bağlamında Tevrat’ta geçen Hâmân ve Babil kulesi arasında bir ilişkilendirme yaparak bu ifadelerin açıkça Tevrat’tan
Din
Tevrat’ta Mısır kralları için “firavun” adının kullanılışı Çıkış anlatısından çok daha eski dönemde, Hz. İbrahim’in kıtlık nedeniyle gittiği Mısır’da “firavun” ile görüşmesi anlatısında kaydedilmiştir.Hz. Yusuf kıssası boyunca da Tevrat’ta Mısır kralı için “firavun” unvanının kullanımı devam etmiştir. Dolayısıyla Tevrat anlatısını referans alan kutsal metin yorumcuları Kadim Mısır krallarının hepsini “firavun” unvanıyla nitelemişlerdir. Halbuki Mısırbilimcilere göre Yeni Krallık döneminin (MÖ 1539-1077) ilk hanedanlığı olan XVIII. Hanedanlık dönemi (MÖ 1539-1292) gibi geç bir zamandan itibaren Mısır kralları için yaygın olarak kullanılmaya başlanan “firavun” unvanının Tevrat ifadesi referans alınarak daha erken döneme, örneğin Hz. İbrahim dönemine kadar geri götürülmesi anakronik bir hatayı ifade etmektedir.¹¹ Çünkü bir kavram olarak “firavun” kelimesinin tarihi eski olmakla birlikte Mısır kralları için kullanımının Tevrat’ta kaydedildiği kadar erken döneme gitmediği bilinmektedir.Kur’an’da ise Mısır krallarından, önce Hz. Yusuf kıssasında “melik/kral”, daha sonra Hz. Musa kıssasında ise “firavun” ifadesinin kullanılması, Mısırbilimcilerin işaret ettiği tarihlen dirmeyle uyumludur.Böylece, Tevrat metninde krallar için “firavun” unvanının kullanılması erken bir döneme götürülse de esasen bu unvanın Çıkış hadisesinin yaşandığı dönemin hemen başlarında yaygın olarak kullanılmaya başladığı hem modern Mısır araştırmaları hem de Kur’an’ın verdiği bilgiye uygun düşmektedir.
Din
Kur’an’daki anlatıya gelindiğinde ise, burada geçen “âlemlerin rabbi” ifadesi ile Tevrat’ın “İbranilerin tanrısı” ve “İsrailin tanrısı” kavramları arasında keskin bir ayrım olduğu ortadadır.Tevrat
Din