Enesokur

Enesokur
@Enesokur
İnsan okudukça cahil olduğunu anlamalı. (Kendim için edindiğim notlar)
İstanbul
1279 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
@Enesokur·
·
sabitlendi
Bu bensin yabancı bir ülkede ihtiyarlıyor gibiyim kendi bedenimin içinde geride bıraktıklarımla hiç yapamadıklarım keskinleşerek değişir hatırladıkça yeniden ve ödeşe ödeşe bir gün kendinizi yabancı hissettiğiniz bir ülkede aniden fark edersiniz artık gidecek yeri olmayan bedende kaybolmuş bir hayatı bilirsiniz en büyük unutkanlıktır şimdiki zaman ne yeterince tanıdık ne yeterince yabancı dolaşan bir dil gibi birinden diğerine dolaşan
Duygu ve Düşünce
Reklam
Hz. Musa’nın âsâsının dönüştüğü yılanın sihirbazların ortaya koydukları nesneleri yutması, sihirbazların sahip oldukları bilgilerin aslında Hz. Musa’nın sahip olduğu bilgi kadar etkili olmadığına işaret etmiştir.⁴⁵ Sihirbazlar ile Hz. Musa’nın ortaya koyduğu sahne kıyaslandığında, sihirbazlar nezdinde bilgi sahibi olmak ve doğru metotla insanları şaşkına çevirmek oldukça olağandır. Hz. Musa nezdinde önemli olan bilginin içeriği hususudur ki burada sihirbazların bilgilerinin Hz. Musa’nın bilgisi karşısında kesin bir mağlubiyeti söz konusudur. Kadim Mısır inancı bağlamında heka kavramı, sihirsel uygulamalara hayat veren bir enerjiyi ifade ettiğinden sihirbazlar tarafından bu enerjinin kendilerinde değil Hz. Musa’da olduğu düşünülmüş olmalıdır. Başlangıçta sihirbazlar Hz. Musa’nın mucizelerini sihir olarak nitelediklerinden, ortaya konulan olağanüstülükler heka etkisi yani sihir olarak görülmüştür. Ancak sihirbazlar Hz. Musa’nın mucizelerini alt edemeyince, heka kelimesi bu kez “hükümranlık âsâsı” anlamında “ilahi kudret” olarak anlaşılmıştır.⁴⁶ Böylece sihirbazları bu ilahi kudrete yani Hz. Musa’nın rabbine iman etmeye yönelten kanaat ortaya çıkmıştır.
Din
Sihirbazlık gösterisi sırasında Hz. Musa’nın âsâsının bir yılana dönüşerek sihirbazların attıklarını yutması da Kadim Mısır mitolojik geleneğinde önemli bir anlama sahiptir. Firavunun sihirbazları mesleki becerileriyle birtakım hareketli cisimler ortaya koymuş ancak Hz. Musa’nın âsâsı yere bırakılınca büyük bir yılan olarak sihirbazların öne sürdüğü cisimleri yutmuştur. Kadim Mısır sihirbazlık geleneğinde “yutmak” fiili önemli bir anlama işaret etmiştir.Sihirbazlık yarışında “yutulmak” suretiyle hedefin tüketilmesi ya da yok edilmesi, o şeyi yutan nesne tarafından içine çekilerek sahip olduğu özelliklerin ele geçirilmesi anlamına gelmiştir. Böylece yutulan nesne fiziksel olarak ortadan kalkmakla birlikte sahip olduğu enerji ya da niteliği onu yutan nesnenin eline geçmiş olmaktadır. Ayrıca Kadim Mısır büyü geleneği açısından bir şeyi “yutmak” o şeyi “bilmek” anlamını da ifade etmiştir. Böylece firavunun otoritesini sağlayan maat idealinin etkisi, yenilip tüketilmiş ve bu mitolojik sır Hz. Musa tarafından artık bilinir olmuştur. Geleneksel anlayışa göre “bilme” durumu ise hasım kişinin üzerinde egemen olmak anlamındadır.⁴² Bu inançlar çerçevesinde Hz. Musa sihirbazların gözünde firavunluk otoritesini çekip almış, maat doktrininin anlamını çözmüş ve hasımları üzerine egemen olmuştur.Nitekim sihirbazların yenilince Musa’nın rabbi için secdeye kapanmalarında bu geleneksel anlayışın etkisi olduğu fark edilmektedir.
*42 Robert K. Ritner, The Mechanics of Ancient Egyptian Magical Practice (Chica- go: The Oriental Institute of the University of Chicago, 1993), 103-106.·Kitabı okuyor
Din
Antik Mısırda Âsâ’nın önemi
Kadim Mısır'ın geleneksel perspektifinden bakıldığında, bu meydan okuma sürecinde Hz. Musa'nın elindeki âsânın önemli bir anlamı söz konusudur.Mısır'da firavunluk tarihi boyunca krallığın en yaygın ve düzenli kullanılan sembollerinden birisi âsâdır.³⁶Bu âsânın ilahi ya da dünyevi açıdan otoritenin genel sembolü olarak benimsenmesinin, Kadim Mısır tarihinin çok erken dönemlerine kadar geri gittiği ifade edilmektedir.Kral Narmer tarafından birleşik Mısır krallığının kurulmasından çok daha eski dönemlerde, bölgenin politik idaresinde esasen bir çobanlık malzemesi olan âsânın önemli bir sembol olduğu arkeolojik verilerle tespit edilmiştir. Âsâ sembolü, doğu deltasındaki çobanlarla ilişkilendirilen tanrı Andjeti’nin ikonografisinde de gözlenmiştir.Böylece âsâ bir yandan çobanlık sorumluluğuna işaret ederken diğer yandan iktidar sahibi olmayı ifade etmiştir. Orta Krallık döneminin (MÖ 1980-1760) sonlarına doğru gelindiğinde ise kralların elinde iktidar gücünü temsil eden âsânın kraliyet otoritesini işaret eder tarzda üst düzey idareciler ve rahipler arasında da kullanımı yaygınlaşmıştır.³⁷Mısırbilimcilere göre çoban âsâsı hiyerogliflerdeki heka kelimesine karşılık gelmektedir. Daha önce de ifade edildiği üzere, heka kelimesi kralın sahip olduğu kutsal enerjiyi nitelemiştir. Bu enerji kralın elinde “hüküm”, “kural” ve “hükümdar” gibi egemenlik yetkilerine de işaret etmiştir. Böylece hiyerogliflerdeki hükümdarlık âsâsı, esasen hükümdarı tasvir eden bir sembol haline gelmiştir. Bir anlamda âsâ, heka enerjisini yansıtır tarzda kralın elinde çobanlık misyonu gereği “sürüsünü” dizginleyerek onları sevk ve idare eden bir yetki işareti olarak tanımlanmıştır.³⁸ Buna göre âsânın firavun ve yönetim otoritesiyle özdeşleştirilmesinin iki sebebinden söz edilmektedir. Bunlardan ilki, çoban
36 Kadim Mısır kralları, idarecileri ve soyluları tarafından âsâ, sahip olunan güç ya da sosyal statü işareti olarak yaygın şekilde kullanılmıştır. Örneğin arkeolojik araştırmalarda sadece bir kral ya da bir nomarka ait mezarda yüzlerce âsâ bulunmuştur.·Kitabı okuyor
Din
Firavunun huzurunda sergilenen âsânın yılana dönüşerek Mısırlı sihirbazların sihirlerini yuttuğu sahnede, Hz. Musa’nın âsâsının oldukça sembolik bir anlamı söz konusudur.Uzun süre Medyen’de hayvan sürülerini otlatmakla meşgul olan Hz.Musa’nın elindeki çoban âsâsı, bu peygamberin, tanrısallık iddiasında bulunan firavuna karşı öne sürdüğü en güçlü silahı olmuştur.Hz. Musa âsâsını Mısır’dan çıkış sürecinin iki kritik noktasında kullanmıştır.Birincisinde firavunun sarayında, sihirbazların sihirlerine karşı âsâsını yılana dönüşmesi için yere atmıştır.İkincisinde ise arkalarından hızla yaklaşan firavun ve askerlerinden kurtulmak için önlerinde uzanan Kızıldeniz’de yol açmak amacıyla âsâsını denize vurmuştur.Hz. Musa, firavunla mücadelesi sırasında Mısır’ın kurulu düzenini tehdit eden bütün girişimlerinde bu âsâyı kullanmıştır.Nitekim Kur’an’daki ifadeye göre Allah’ın, “Sağ elindeki nedir ey Musa” sorusuna Hz. Musa, “dayanmak ve davarlara ağaçlardan yaprak düşürmek için kullanılan ve daha başka işlere de yarayan âsâ” cevabını verir (Tâhâ, 20/17-18).Dolayısıyla Hz. Musa’nın firavunluk otoritesine karşı vereceği mücadelede elindeki en önemli sembol, bir çoban âsâsı olmuştur.
Din
Reklam