Tevrat’ta Mısır kralları için “firavun” adının kullanılışı Çıkış anlatısından çok daha eski dönemde, Hz. İbrahim’in kıtlık nedeniyle gittiği Mısır’da “firavun” ile görüşmesi anlatısında kaydedilmiştir.Hz. Yusuf kıssası boyunca da Tevrat’ta Mısır kralı için “firavun” unvanının kullanımı devam etmiştir. Dolayısıyla Tevrat anlatısını referans alan kutsal metin yorumcuları Kadim Mısır krallarının hepsini “firavun” unvanıyla nitelemişlerdir. Halbuki Mısırbilimcilere göre Yeni Krallık döneminin (MÖ 1539-1077) ilk hanedanlığı olan XVIII. Hanedanlık dönemi (MÖ 1539-1292) gibi geç bir zamandan itibaren Mısır kralları için yaygın olarak kullanılmaya başlanan “firavun” unvanının Tevrat ifadesi referans alınarak daha erken döneme, örneğin Hz. İbrahim dönemine kadar geri götürülmesi anakronik bir hatayı ifade etmektedir.¹¹ Çünkü bir kavram olarak “firavun” kelimesinin tarihi eski olmakla birlikte Mısır kralları için kullanımının Tevrat’ta kaydedildiği kadar erken döneme gitmediği bilinmektedir.Kur’an’da ise Mısır krallarından, önce Hz. Yusuf kıssasında “melik/kral”, daha sonra Hz. Musa kıssasında ise “firavun” ifadesinin kullanılması, Mısırbilimcilerin işaret ettiği tarihlen dirmeyle uyumludur.Böylece, Tevrat metninde krallar için “firavun” unvanının kullanılması erken bir döneme götürülse de esasen bu unvanın Çıkış hadisesinin yaşandığı dönemin hemen başlarında yaygın olarak kullanılmaya başladığı hem modern Mısır araştırmaları hem de Kur’an’ın verdiği bilgiye uygun düşmektedir.