Alternatif olarak tutkulu aşk, daha dayanıklı bir şeye dönüştürülebilir.Dopaminin heyecanlandırdığı gibi yürek hoplatmayan dostane aşka dönüşebilir ama mutluluk verebilecek (oksitosin, vazopresin ve endorfin gibi ȘA nörotrans-miterlerine dayanan uzun vadeli bir mutluluk) gücü vardır.Bu durum, restoranlar, dükkânlar ve hatta şehirler gibi favori uğrak mekânlarımıza benzer.Bu mekânlara olan sevgimiz, tanıdık bir ortamdan, o ortamın gerçek ve fiziksel doğasından, aldığımız zevkten gelir.Tanıdık olanı ne olabileceği için sevmeyiz ne olduğu için severiz.Bu da uzun vadeli, tatmin edici bir ilişkinin tek sabit temelidir.Tek amacı gelecekteki ödülleri azami miktara çıkarmak olan nörotransmiter, dopamin, bizi aşka giden yollara düşürür.Arzularımızı azdırır, hayal gücümüzü aydınlatır ve bizi ışıl ışıl bir vaatle birlikte bir ilişkiye sokar.Ancak konu aşka gelince, dopamin sadece başlangıçta iyidir.Sonuca dopaminle gidilmemelidir, çünkü o, hiçbir zaman tatmin edilemez. Dopamin sadece "Daha" diyebilir.
Âşık olduğumuzda sevgilimizin varlığıyla mükemmelleşmiş bir geleceğe odaklanırız.Gerçeklik kendisini on iki ila on sekiz ay sonra tekrar gösterince paramparça olan ateşli bir hayalin üstüne kurulmuş bir gelecek.Sonra? Çoğu zaman her şey biter. İlişki sonlanır ve dopaminerjik heyecan arayışı baştan başlar.