Üçüncü mucize, tanrılara ve tanrıçalara karşı Thecla'nın mücadelelerini tasvir eden dörtlü grubun en kısa olanıdır. Buna göre Azize Thecla, aşk ve güzellik tanrıçası ''Mükemmel Venus''u (Aphrodite) aralarında hiçbir konuşma olmadan silkeleyip Seleucia ad Calycadnum kentinden kovar. Burada yazar, Venus'u Hıristiyan genç kızlara asla örnek olamayacak, ''ahlaksız ve şehvet düşkünü'' kötü bir genç kıza benzetmektedir.
Azize Thecla'nın yaşamı ve mucizeleri üzerine en erken bilgiler, iki apokrif kitapta toplanmaktadır. Bunların ilki, daha çok Azize Thecla'nın yaşamının kaleme alındığı ve MS II. yy sonu MS III. yy başlarında yazıldığı kabul edilen apokrif metin Acta Pauli et Theclae (Paulus ve Thecla'nın İşleri) adıyla bilinen eseridir. İkinci kitap, MS V. yüzyılda yazıldığı kabul edilen Azize Thecla'nın gerçekleştirdiğine inanılan mucizeleri konu eden (İlk Martyr Azize Thecla'nın Yaşamı ve Mucizeleri) adlı eseridir.
Apokrif sözcüğünün ilk kullanımı, Tevratın Alexandrea maior'da Eski Yunancaya meşhur tercümesinin yapıldığı dönem olan MÖ III. yüzyıla kadar gitmektedir.
Çağdaş araştırmacılar, Barnabas'ın Paulus'un paganlara karşı çok taviz vererek onları yeni öğretiye çekmeye çalışmaya yönelik oluşturduğu gerçek düşüncelerini anlamış olduğu için onunla yollarını ayrıldığında dair önemli tespitler ortaya koymaktadır.