Erçin Polat

Büyükbabam da her zamanki öğütlerine başladı: — Bir olmadan bin olmaz! Ne olmazmış? Metin, — Bin olmaz! dedi. — Aferin! Damlaya damlaya göl olur. Ne olurmuş? Ben, Metin'den önce davranıp, — Göl olmaz! dedim. Büyükbabam, — Nasıl, dedi, göl olmaz mı? — Olmaz, büyükbaba. Çatık kaşla, — Ya ne olur? dedi. — Damlaların düştüğü yer çukursa göl olur. Ama çukur değilse... Damlar, damlar, damlar... — Eeee? Sonra? — Sel olur, akar gider...
Sayfa 103 - Tekin Yayınevi·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İster kadın, ister erkek olalım, kendi kendimizden memnunsak, şanslıyız demektir.
Sayfa 84 - Tekin Yayınevi·Kitabı okudu
— Ya üçüncü çocuğunuz da kız olsaydı? — Ne yapalım, öyle olurdu... — Babam, oğlan olsun, diye bir çocuk daha ister miydi? — İsterdi belki... Ama ne diye bunları sorup duruyorsun? — Hiç, sordum işte.
Sayfa 79 - Tekin Yayınevi·Kitabı okudu
Bu vicdan azabı denilen şeyi hiç kimse kendisi hatırlamıyor. Herkes, başkalarının çekmeleri gereken vicdan azabını biliyor.
Sayfa 71 - Tekin Yayınevi·Kitabı okudu
Çocuk
O kadar açgözlü olmanın ödülü... yıkımdır.
Savaş