Sema

Sema
@Akis__
Dijital not defteri
Durduramaz insan, hayatın elinde olmayan akışını. Bir yerini tutsa, bir başka tarafı düşüp parçalanır. Bu durumda insana düşen şey, bütün tehlikeleri ortadan kaldırmaya çalışmak gibi anormal bir çabanın içine girmek değil, hayatın içindeki hadiselerden daha az etkilenmenin, olumsuz etkileri olumluya çevirmenin yollarını öğrenebilmektir.
Reklam
Mesela berbat bir duruma düşmüşüzdür, çok mahcup olacağımız bir iş yapmışızdır, geri dönüşü olmayacak bir hata işlemişizdir. Aniden korkuyla uyanır, bunun bir rüya olduğunu anlar ve Rabbimize şükürler ederiz. Böylelikle rüya âleminde imkânsız olan bir çözüm reel âlemde yaratılmış olur. Gerçek hayata nispetle dünya hayatı da bir rüya gibi olduğuna göre, yaşadığımız musibete bu dünya uykusunun kâbusları nazarıyla bakarsak, Rabbimiz dilerse gerçeği hayale, hayali gerçeğe çevirir ve bizi çözümü olmayan bir sorunun içerisinden tereyağından kıl çeker gibi kurtarır; yeter ki hikmeti iktiza etsin. Akıp giden ırmakların, dönen dünyanın, ışıldayan güneşin, işleyen kâinatın gücünü düşünelim. Bu toplam güç, insanın kullandığı güçten farklı değildir. İlahi kudret mutlaktır ve bu kudretten istifadeye en layık varlık aczinden ve ihtiyacından dolayı, insandır.
Kün fe yekün'ün sahibi için, şartların kolaylığı zorluğu, olasılık dâhilinde olmaları veya olmamaları birdir. Olayın imkânsız görülmesi, meselenin çıkmaza girmiş olması, konunun birçok başka kişiyi etkileyecek olması, çözüm için çok büyük şeylere ihtiyaç duyulması, Allah katında bir sorun teşkil etmez. Allah için hadiselerin basit veya zor, küçük veya büyük vasıfları yoktur.
"Doğrusu herkes, her zaman belli bir tasa, kaygı, endişe, istırap ya da sıkıntı terkibine ihtiyaç duyar, tıpkı bir geminin sağa sola yalpalamadan dosdoğru yol alabilmesi için bir denge ağılığına duyması gibi..." Arthur Schopenhauer
Her güzel, daha güzeline nazar edildiği zaman çirkin, her mutluluk daha büyüğüyle kıyaslandığı zaman mutsuzluk olur.
Reklam