Bruce Davy Jones

Fazlasını İstemenin Yersizliğine Dair
Gıda açlığı yatıştırsın, içecekler susuzluğu gidersin, giysi soğuğu geçirmesin, evler kötü havalara karşı bir sığınak olsun diyedir. Bir ev kerpiçten mi yapılmıştır yoksa yaban soylu alaca mermerden mi; önemli değildir aslında. Bilesin ki insanın üstünü saman da örtebilir, altın yaldızlı tavanlar da; gereksiz bir çabanın süs diye, süsleme diye yarattığı her şeyi hor görün. Hayran olunacak tek şey ruhtur; büyük bir ruh için büyük hiçbir şey yoktur diye düşünün.
Reklam
Acaba Ben De Bir Gün?
Bu arada, mademki her gün sana bir kazanç sağlamam gerek, bugün de Hecaton’un hoşuma giden bir sözünü söyleyeyim: “Ne kadar ilerlediğimi mi soruyorsun?” demiş, “Kendime dost olmaya başladım.”
Carpe Diem Felsefesine Dair
Bugün edindiğim şu küçük kazancı gel paylaşalım seninle: Bizim Hecaton’da buldum bunu. Tutkuların sona ermesi, korku için bile bir deva sağlarmış: “Bir şey ummaz olursan, korkmaz da olursun.” Diyeceksin ki, “Bu kadar birbirine karşıt iki şey, nasıl yan yana bulunur?” Şöyle bak, Lucilius’um: Bu iki şey ayrı gözükse de, aslında bağlıdırlar birbirlerine. Nasıl ki aynı zincir hem nöbetçiyi hem tutuklu eri birbirine bağlarsa, hiç benzemeyen şeyler de birbirlerine eş olurlar: Umudu korku izler. Bu iki duygunun birbirini izlemesine şaşma. İkisinin ruhu da kararsızdır, ikisi de geleceğin bekleyişi içinde endişelidir. İkisinin de en büyük nedeni, bugüne uymamamızdan, düşüncelerimizi hep ileriye atmamızdan ileri gelir. Bu yüzden insan türünün en büyük nimeti olan ileriyi görme niteliği, bir kötülüğe dönüşmüştür. Vahşi hayvanlar gördükleri tehlikelerden kaçarlar. Kaçıp kurtuldukları zaman da güven duygusu içindedirler artık. Oysa bize hem gelecek hem de geçmiş işkence eder. Elimizin altındaki birçok nimet zarar verir bize: Bellek, korkunun işkencesini geri getirir, öngörme onun önüne geçer. Hiç kimse sadece o günün sorunları yüzünden mutsuz değildir ki!
Ne Büyük Hata Toplumu Küçümseyerek Arınacağını Sanmak
Her işi bir yana bırakarak, her gün daha iyi olmak için inatla çalışmanı hem beğeniyorum hem de seviniyorum buna. Bu işi devam ettirmen için seni yüreklendirmekle kalmıyor, senden bunu diliyorum da.
Fazlasını İstemenin Saçmalığı Hk.
"Doğanın koyduğu yasaya göre ayarlanmış fakirlik, büyük bir zenginliktir." Doğanın o yasası bizi nelerle sınırlamıştır? Acıkmamak, susamamak ve üşümemekle. Açlığını, susuzluğunu gidermek için mağrur eşiklerde oturup da ağır, üstten bakışlara, hatta insanı ezen nezaket gösterilerine katlanman zorunlu değil; denizlere atılman, karargâhlarda dolaşman da zorunlu değil. Doğanın istediği şeyler sağlanabilir şeylerdir, elinin altındadır. Boş şeyler için ter döküyoruz biz, hani toga'mızı aşındıran, bizi bir çadır altında kocamaya zorlayan, yaban kıyılara uğratan o boş şeyler için. Bize yetecek kadarı elimizin altında zaten. Fakirlikle bağdaşan kişi, zengin demektir aslında.
Reklam