Bülent onu ayak bileklerinden tutup kaldırıyor, sonra da kıçına küçücük bir şaplak atıyor. Hekim amcası böyle yaparak miniği nefes almaya başlaması için uyarıyor. Yaşamdan yiyeceği tokatları düşünürsek doktor amcasının attığı ancak okşama olur. Genelde bebekler ilk nefeslerini alır almaz kısık kısık ağlamaya da başlarlar. Bu bir nevi sağlıklı bir bebeğin yaşama tutunduğunun göstergesidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ensest mağdurunun yardım alabileceği bir telefon hattı da var. Toplumun, bu kirliliğinin önüne geçebilmede güvenilebilecek ve kolay ulaşabilecek önemli bir girişim. ALO 183 Aile, Kadın, Çocuk ve Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı’nın çok iyi tanıtılması gerekiyor.
Babanın evde olmadığı bir gün, anne küçük kızını alıyor ve uyutmak üzere odasına geçiyorlar. “Kırmızı başlıklı kız” bitiyor, “Sinderella” bitiyor, balıklı, tavuklu, arılı masallar bitiyor. Çocuk bir türlü uykuya geçemiyor.
“Anneciğim neden beni babam gibi uyutmuyorsun?”
“Uyutuyorum ya canım, hadi uyu bebeğim.”
“Ama benim oramı neden öpmüyorsun?”
Kadın, kızının cinsel organını tuttuğunu görünce adeta duvara çarpıyor. Yaşananlar bir kâbus! Hukuki süreç başlatılıyor. Kadın, oyuncağı elinden alındığı için deliye dönen babadan çocuğu nerelere kaçıracağını şaşırıyor. Dava hâlâ devam ediyor.
Anne karakolda aynen şöyle diyor: “Eşim gece alkollüymüş, kızımı sevmek istemiş. Kızım da ters cevap verince iki tokat atmış. O, kızımın babası, sever de döver de!''
Çocuk, dışarıdan gelen sapkınlığı, kolay olmasa da alacağı psikolojik yardımla atlatabiliyor. Ancak ev içinden gelen saldırı onun temiz ve minik dünyasını öyle altüst ediyor ki, o temiz çocuk bir süre sonra karşımıza saldırgan, şiddete başvuran, kötü alışkanlıklar edinmiş bir birey olarak çıkıyor.