Gecenin Sonuna Yolculuk
Şairane bir anlatım alışılmadık bir dil kullanımı ve oyunlarıyla Bardamu karakterinin ve de tüm dünyanın etki altında kaldığı savaşın esasen gerek edebi gerekse kurgusal bağlamda bütün çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bir eser. Yazarın kullandığı-yarattığı- dille kendine daha çok da zaman dilimi fark etmeksizin okuruna meydan okuduğu bir edebi yapıt.
Bardanu bir doktor(kitabın başlarında tıp öğrencisi). Dünyayı sarsan savaşın ortasında kalmış bir doktor. Gecenin, kendi gecesinin ve okuyan insanların da beraberinde kaçınılmaz olarak kendi gecesinin sonuna yolculuk yaptığı bir serüven.
Karşılaşılan karakterler, yaşanan olaylar ve bunların beraberinde herhangi bir perdeye, güzellemeye maruz kalmadan kimi zaman olumlu çoğu zaman olumsuz ve daima gerçek hâliyle aktarılan insan ruhu, psikopatolojisi…
Böylesi döneminin bütün dilsel, edebi normlarına meydan okumuş bir eserin yazımından 70 yıl sonra dilimize bu denli başarılı şekilde kazandırılmış olması ne mutlu. Bu kitabı çevirmek müthiş bir titizlik ve ciddi bir mesaiyle mümkün olsa gerek. Öyle olmuş ki Yiğit Bener’in iki yılını almış. Yayımlandığı yıl Dünya Çeviri Ödülü de almış aynı zamanda. Okurken çevirisine hayran kalmakla birlikte bu kitabı kendi dilinde okuma arzusuna kapılmanız işten bile değil doğrusu. Zihninizde kim bilir daha ne çağrışımları beraberinde getirirdi…
Sürekli koşuşturuyorlar, mutluluğun peşinden koşuyorlar. Mutluluk koşarak yakalanmaz hâlbuki, yürürken yakalanır.
Yavaş yavaş yürürken, kendinle iyi geçinerek, kendinle iyi anlaşarak.
Unutmak, kendini kaybetmek, kendinden kaçmak, kendini kurtarmak için hızlanmak yerine uygun adım yürürken.