Alara Can

Hastalık, gerçekleşmemiş konuşmaları ve ertelenmiş yakınlığı ortaya çıkarmıştı. Birdenbire yanınızdaki, her zaman var olacağına inandığınız kişi, ölümlülüğüyle ışıldamaya başlıyor, saydam ve kırılgan hale geliyor. Hayatının ipliği, sonbahar güneşinde aniden görünür hale gelen örümcek ağları gibi parlıyor.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Ölümden korkmamıza gerek yok. O varsa biz yokuz. Biz varsak o yoktur," Epikür işte böyle diyor."
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat
Birkaç gün sonra banyoya kadarki altı metre, onun için imkansız bir mesafe olacak. Babam, devasa adımlar atarak yürüyen, ona yetişmek için kardeşimle arkasından koşmak zorunda kaldığımız adam. İşte bunun için hastalığı asla affetmeyeceğim, diye tekrar edip duruyorum içimden, onu asla affetmeyeceğim. Bir insanın canını onu aşağılamadan da alabilirsin.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Edebiyat
Şimdiye kadar Latincenin ölü bir dil olduğunu bilirdim. Şimdi onun ölümün dili olduğunu biliyorum. Ölüm Latince konuşur.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Edebiyat
Hastalık Raporuna Bakarken Akıldan Geçenler
Sanki savaş alanından çıkarılmış ağır yaralı bir askerin tasviri. Hayatın bu kadar hasar verebilmesi insanı hayrete düşürüyor.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Edebiyat