Madeline Miller, İlyada destanında fedakarlığından dolayı en sevdiğim karakter olan Patroklos'un hayatını anlatıyor. Aslında yaptığı şey, İlyada'yı romanlaştırmak. Bu da İlyada'yı okumaya korkan veya benim gibi okumuş ama biraz unutmuş olanlar için hikayenin yeniden anlatılmasını sağlıyor. Oldukça akıcı bir kitap. Patroklos'un adının anlamıyla ne yazık ki zıt bir hayat yaşayışını, Agamemnon'un kibrini, Akhilleus'un dirayetini merakla okuyorsunuz. Kitapta bir eşcinsellik durumu da mevcut ama ben normalde bu tarz metinleri yadırgamama rağmen, duygusal altyapısı da doldurulduğu için, oralardan rahatsız olmadan okudum. Ayrıca yönelimi bu şekilde olan insanları anlayabildim. O açıdan farklı bir deneyimdi benim için. Çok vurucu sahneleri olan bir kitap. Kast ettiğim sadece savaş sahneleri değil, sözlü kavgalar, duygular, çekişmeler de çok sinematik şekilde anlatılıyor. Benim için harika bir yaz okumasıydı. Dilinden çok edebi beklentiniz olmadan okursanız daha çok keyif alabilirsiniz.