Eskiden tren istasyonlarında ya da alt geçitlerde futbol taraftarlarının bağırış çağırışlarından korkardım. Bugünse bunun, mahkumiyetlerinin yankısının duyulmasını isteyen kapana kısılmış insanların bağırışı olduğunu biliyorum.
Nedense başarısız olan ya da batmak üzere olan her şeye karşı bir sempati besliyorum. Belki bu sempatinin gerisinde, kendini sık sık dışa vurmaya cesaret edemeyen kendi başarısızlığıma duyduğum sevgi gizlidir.