Kafamın içi sayfalar dolu ama boş sayfalar onları doldurmak için okuyorum.
Okuduğum kitapları ve filmleri paylaştığım İnstagram bloğum @complicatedblog takip ederseniz çok sevinirim.
“Aslinda babalarmiz bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasil göstereceklerini bilmiyorlardi. Onlara da hiç kimse bunu nasil yapacagini göstermemişti. O garip zırhı ancak torunlan aşabiliyordu.”
Yaşamak istediğimiz tüm hayatları yaşama şansımız olsaydı hangi hayatı seçerdik ? Nora kendi hayatının ona verdiği ızdıraba dayanamayıp her şeyin kötü gittiği bir günde intihar ediyor. Gözünü bir kütüphanede açan nora ‘pişmanlıklar kitabı’nı eline alıyor ve sizi akıcı bir hikayenin peşinden kendiyle beraber sürüklüyor.
Kitap o kadar çerezki bu yıl okuduğum ve bitirdiğim en hızlı kitap olabilir. Akıcı, heyecanlı ve aslında bu basit okunabilirliğinin içinde düşündürücü.
Süpriz bir son yok hani kitap bitince neye uğradığını anlamayacaksınız etkisinden çıkamayacaksınız diyemem. Ama bugün yaşadığınız hayata daha farklı bir hoşnutlukla bakacağınızı söyleyebilirim.
Kitabı okurken şunu fark ettim aslında içten içe bizi yiyip bitiren pişmanlıklarımız, yapamadığımız tonla iş, gerçekleştiremediğimiz onlarca hayal. Bize bugünü zehir mi ediyor yoksa yeni bir pişmanlık daha eklememek için çabalayıp yola devam mı ediyoruz ?
Bizim bugün çok üzüldüğümüz ve yaşayamadığımız bir aşkın, hayalin, işin, proje istediğimiz gibi devam etseydi bu isteğimizi yaşarken üzülmeyeceğimiz garantisi var mıydı ki biz bugün bunun için bu kadar üzüldük.
Bence okunur. Ama dediğim gibi ebedi derinliği çok fazla olmayan basit bir roman ama keyifli.