Çok iyi bir kitap okuyucusuysanız bile, yaşamınız boyunca en çok 2.000 kitap okuyabilirsiniz. O hâlde, benim için en kötü armağan “kitap”tır. Bu anlamda, çok değerli zamanımı, sadece 2.000 kitap kapasiteli ömrümü, bir başkasının benim için “uygun olduğunu düşündüğü” bir kitaba ayırmamalıyım. Yani “nezaket” sonucunda değerli kapasiteyi 1.999’a indirmemeliyim. Hatta bir kitabı beğenmediysem, ceza niyetine, “zorlayarak” okumayı sürdürmemeliyim.
Yorgun ve bitkin, yırtık pırtık üniformalar içerisinde cepheden dönen askerlerimizi anımsadım. Küt küt çarpan yüreğimle geçmiş savaşı da, bugün başlayan ve korkunç çehresini henüz bakışlardan saklayan savaşı da hissediyordum. Şunu da iyi biliyordum. Geçmişteki her şey yok olmuştu. Tüm başarılar yerle bir edilmişti ve yeni bir dönem başlıyordu. Ancak o döneme ulaşmak için bir çok cehennemi ve arafı geçmek gerekiyordu. Güneş bütün gücüyle ışıldıyordu. Eve dönerken birden kendi gölgemi farkettiğim gibi şimdiki savaşın ardında önceki savaşın gölgesini gördüm...
Avrupa'nın ustaca oynanan bir propagandaya kurban edilişini görmek çok acıydı. Sürekli aynı aldatmacaya başvuruluyordu, Hitler'in tek amacının Almanları kendi sınırlarına dahil etmek olduğu, bunu başardıktan sonra memnun olacağı ve sonrasında teşekkür olarak bolşevikliğin kökünü kazıyacağı söyleniyordu. Bu tuzak iyi işliyordu. Hitler bir konuşmasında "barış "sözcüğünü ağzına alıyor, bütün gazeteler heyecan ve coşkuyla tüm olanları unutuyor ve Almanların neden böyle çılgınca silahlandıklarını sormuyordu.. Berlin'e turist olarak giden ve orada çok iyi ağırlanan İngilizler , ülkelerine döndüklerinde oradaki düzeni ve mimariyi öve öve bitiremiyorlardı..
Ortalık o gün iyice kızışmıştı ve hükümet makineli tüfeklerden sonra toplarla işçilerin evlerine yürünmesine karar vermişti. Fakat ben topları da duymamıştım silahları da. O tarihlerde tüm Avusturya sosyalistler, naziler ya da komunistler tarafından işgal edilseydi de, benim haberim olmayacaktı. Tıpkı tarihte Münih halkının bir sabah uyandığında gazatede Hitler'in kenti ele geçirdiğini öğrenecekleri ana kadar hiç bir şeyden haberdar olmadıkları gibi.