Ey sen, hayatımın son tezahürü olan ölüm, benim ölümüm, gel ve bana fısılda!..
Birbiri üstüne her gün seni bekledim; ben senin için hayatın neş'e ve ıztıraplarını taşıdım.
Sandalımı denize indirmeliyim. Sahilde saatlerim hep boş geçiyor. Yazıklar olsun bana!
İlkbahar çiçeklenmesini bitirdi ve gitti. Şimdi ben solgun, lüzumsuz çiçek yığınlarıyla beraber bekliyor ve gecikiyorum.
Dalgalar çoğaldı, sahildeki muzlim yolda sarı yapraklar titreşerek dökülüyorlar.
Hangi boslugu seyrediyorsun? Öte sahilden dalgalarla gelen tâ uzaklardaki şarkıların nağmeleriyle havadan bir titreme geçtiğini hissetmiyor musun?