İki samuray dost olur, kankardeşliği yemini ederler. Bu bir samuray için çok önemli bir bağdır. Kankardeşliği yemini etmek, karşılıklı olarak canların emanet edilmesi anlamına gelir. Yemin etiğin kişi için canını seve seve verirsin. Kankardeşliği öyle bir şeydir.
İkisi birbirinden uzak yerlerde yaşamakta, farklı efendilere hizmet etmektedirler. 'Kasımpatılarınaçma zamanı geldiğinde, ne olursa olsun yanına geleceğim,' der samuraylardan biri. 'O zaman hazırlık yapar seni beklerim,' der öteki. Fakat dostunu ziyarete gelmesi gereken samuray, kendi beyliğinin içindeki bir tartışmaya karışır ve hapse atılır. Dışarıya çıkmasına izin verilmez. Mektup göndermesine de izin yoktur. Sonunda yaz geçer, sonbaharın ortalarında kasımpatıların açma mevsimi gelir. O halde, dostuna verdiği sözü yerine getiremeyecektir. Bir samuray için, verilmiş söz herşeyden çok daha önemlidir. Güven, insanın canından daha değerli bir şeydir. O samuray harakiri yaparak ruh haline gelir, fersahlar ötedeki dostunu ziyaret eder. Kasımpatıların önünde dostuyla diledikleri gibi sohbet etikten sonra da, yeryüzünden silinip gider.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İster gay olsun ister lezbiyen, ister heteroseksüel ister feminist, isterse faşist bir domuz ya da komünist, isterse Hare Krishna'cı olsun. Ne olduğunun hiç önemi yok. Elinde hangi bayrağı salladığının hiçbir önemi yok. Benim tahamül edemediğim içi boş tipler.