Neyse ki odaklanabileceği bir amacı olduğu müddetçe tüm çabasını ortaya koyan bir karaktere sahipti.Bir hedefinin olması onun harekete geçmesini sağlıyordu.
Acaba daha fazla gayret etseydi bir defa daha deneseydi başarabilir miydi? O zamanlar doksan dokuzuncu basamağa mı ulaşmıştım diye sorgulasa da bu fikrini doksan dokuzdan yüze çıkmak için gerekli olanın çaba değil, şans olduğu düşüncesi takip etmişti şanslı olmadığı sürece devamlı doksan dokuzuncu basamakta oyalanmak zorunda kalacaktım.
Okumak ve kahve yapmak birçok yönden benziyordu herkes kolayca başlayabilir üzerine yoğunlaştıkça kapılıp gidebilir bir kez kapılınca kolay kolay uzaklaşamaz ve gittikçe daha fazla incelik göstermek gerekirdi yani okumanın ve kahvenin kalitesini belirleyen şey ince nüansları anlamaktan geçiyordu.